Yazıcı

Tövbee
Tevfik Rüştü Bey; "Ben kanaatimi Meclis kürsüsünden de haykırırım, kimseden korkmam" dedi. Ben ne konuştuklarını bilmediğim için sordum: - Nedir o kanaat? Tevfik Rüştü Bey'in solunda ve benim hemen karşımda oturan Mahmut Esat Bey (Bozkurt) sert bir cevap verdi: - İslamlığın terakkiye mani olduğu kanaati! .. İslam kaldıkça yüzümüze kimsenin bakmayacağı kanaati.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gazi ile yalnız kalarak hasbıhallere başlamıştık . Dini ve namusu olanlar aç kalmaya mahkumdurlar, dediler. Kendisini Hilafet ve Saltanat makamına layık gören ve bu hususlarda teşebbüslerde de bulunan, din ve namus lehinde türlü sözler söyleyen ve hatta hutbe okuyan, benim kapalı yerlerde baş açıklığımla latife eden, fes ve kalpak yerine kumaş başlık teklifimi hoş görmeyen Mustafa Kemal Paşa, benim hayretle baktığıını görünce, şu izahatı verdi: - Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkumdurlar. Böyle kimselerle memleketi zenginleştirrnek mümkün değildir. Bunun için önce din ve namus anlayışını değiştirmeliyiz. Partiyi, bunu kabul edenlerle kuvvetlendirmeli ve bunları çabuk zengin etmeliyiz! Bu suretle kalkınma kolay ve çabuk olur.
İkinci Millet Meclisi'ne girebilmek için, bilgi, emek ve seciyesiyle tanınmış olmaktan ziyade, sadakat ve yumuşak başlılıkla tanınmış olmak ve türlü vasıtalarla Gazi'ye hulul edebilmek işe yaramıştı. Sözle ve kalemle dalkavuklar, almış yürümüştü. Mektuplarla, şiirlerle, Mustafa Kemal Paşa'ya bir düzine tekrarlanan .sözler muayyendi: "Bizi sen kurtardın, ne emir buyurulursa ayn-ı keramettir" ve bir sürü methiyeler.
Haklı
Gazi'nin ilk teklifi şu oldu: Millet bana güvenoyu versin ve mebusların seçimini bana bıraksın. Bu teklife itiraz ettim: Milletin size itimat etmesi tabiidir. Fakat bu itimat onun haklarına sahip olmanızı icap ettirmez. Böyle bir seçime seçim denilmez ve bu tarzda toplanacak Meclis'e de Millet Meclisi denilmez.
Mustafa Kemal'in sözleri
İstinatgahı Türkiye Büyük Millet Meclisi olan makamı Hilafet beyne'I-İslam bir makarr-ı mualladır. İslam dininde bütün namazlar cemaatle eda olunur. Cemaatin bir başı var dır ki, cemaatı terkip eden bütün fertler ona bağlanırlar. Bu suretle imam, cemaatın timsali olmuş olur. Cemaatın fertleri arasındaki tesanüt, imarnın şahsında tecelli eder. Her imarnın kendi cemaatını namaz esnasında bir leştirerek birçok ruhlardan tek bir ruh meydana getirmesin de, küçük bir dayanışma oluşur. İslamiyet'te bundan başkabir de büyük bir dayanışma vardır ki bütün ümmeti tek bir ruh haline getirir. Bunun şekli de, bütün imamların, manevi bir surette bir imam-ı ekbere iktida eylemesidir. İşte bu imarnlara "Halife " namı verilir.