Yazıcı

Sadece onurlu insanları anmak yeterli olmaz mı? Bu insanların azınlık olduğu doğrudur. Dahası, hep azınlık olarak kalacaklar. Ama ben burada, azınlığa katılmaya yönelik bir çağrı olduğunu anlıyorum. Çünkü dünya kötü bir durumda ve her birimiz elinden geleni yapmadığı sürece her şey daha da kötüye gidecek. Bu nedenle uyanık olalım;..
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Çelişik niyet” adı verilen logoterapi tekniği, korkunun, korkulan şeyi yarattığı ve aşırı niyetin, arzulanan şeyi olanaksızlaştırdığı gerçeğine dayanmaktadır.
Bu beklentisel kaygı, hem kendi dişiliğini doğrulamaya yönelik aşırı bir niyete, hem de cinsel eşi yerine kendi üzerine odaklanan aşırı bir dikkate yol açmıştı. Bu da hastanın, cinsel hazzını orgazma ulaştırma yetisinden yoksun kalması için yeterliydi; çünkü orgazm, kendini karşıdaki insana vermenin ve bırakmanın amaçlanmayan bir sonucu olarak kalmak yerine, hem niyetin hem de dikkatin bir objesi haline getirilmişti. Kısa süreli bir logoterapiden sonra, hastanın kendi orgazm yaşama yetisi üzerindeki aşırı dikkati ve niyeti, bir başka logoterapi terimi kullanılacak olursa: “Düşünce odağından çıkarıldı.” Dikkati, uygun nesne, yani cinsel eşi üzerinde yeniden odaklandığı zaman orgazm kendiliğinden oluştu.
Doğal akışına bırakıp anı yaşamalı mı?
"hiper-yüksek niyet” özellikle cinsel nevroz olaylarında gözlenebilir. Bir erkek cinsel gücünü ya da bir kadın orgazm olma yeteneğini göstermeye ne kadar çok çalışırsa, başarısız olma olasılığı da o kadar büyük olacaktır. Haz, bir yan ürün ya da yan etkidir ve öyle kalması gerek.
Hımm
"arzu, düşüncenin babasıdır” “korku, olayın anasıdır”