Kendi
durağını şaşırmış bir otobüs gibiydi kalbi. Akşam dı. Ve akşam,
ağlamak için iyi bir sebepti. Kızıyordu Bukre her şeye, herkese. En çok
da kendine… Hayat ne garipti. İnanmadan güldüğümüz bir şaka gibiydi.
Bukre, karşılıksız sevmişti ve bunun karşılığı,
karşılık alamamak olmuştu. Ama olsundu. O sevilmemeye de razıydı
severken… O hep öyle severdi zaten… Tek hazmedemediği, sonraya
ertelendiği halde gocunmadan beklerken aldatılmaktı! Alçaklık hiç bu
kadar yükselmemişti. Gizlice aldatılmıştı. Aldatmanın aleni olanı mı
olurdu sanki? Çiğnenmişti o, üzerine basılmadan