İstemeyen ve korkmayan insa- nın mutlu olduğu söylenebilir, zira taşlar bile korkudan ve kederden uzaktır, keza hayvanlar da öyledir, bununla bir- likte yine de "bahtiyarlık" idrakinde olmadıkları için kimse onlara "bahtiyar" demeyecektir.12 ıııUyuşuk karakterleri ve şuursuzlukları yüzünden hayvanların ve cansız nesnelerin seviyesine inen insanları da aynı kategoriye koy. Bu tür in- sanlar ile o varlıklar arasında hiçbir fark yoktur.
Zihnimiz sağlıklı olmalı ve kendi sağlığını kalıcı bir şekilde elde etmiş olmalı, sonra cesur ve dinç olmalı, dahası en güzel şekilde sabreden, farklı dönemlere ayak uyduran, kendi bedenine ve onu ilgilendiren her şeye dikkat eden ama bunun için dertlenmeyen, yaşamı meydana getiren hiçbir şeye ilgisiz kalmayan ama hayranlık da duymayan, talihin armağan larından faydalanıp onların kölesi olmayan bir karakterde olmalı.