Bugün 21. yüzyıldayız. Ama 20. yüzyılda Nazi kamplarında insanları, çocukları fırınlara attılar. Çocuklar dünyada büyük acılar çektiler. Böyle bir yüzyılda Atatürk’ ün çocuklara bayram armağan etmesi hakikaten önemli bir şeydir.
Sonra büyük bir ihtişamla o büyük fikir geldi aklına.Yazacaktı. Gördüğünü dünyaya gösteren bir göz, duyduğunu aleme duyuran bir kulak, hissettiğini insanlara duyumsatan bir kalp olacaktı.
Bulunduğum kısmın kapısına kadar gidip Albert ve annesinin karanlığa doğru yürümelerini izledim. O an, ömür boyu sürecek bir arkadaşlığın temellerinin atıldığını anlamıştım; aramızda ansızın içgüdüsel bir güven ve sevgi bağı oluşmuştu.
Uyandığımda hava karanlıktı ve yine her yerde silahlar patlıyordu. Nereye bakarsam bakayım, gözlerimi acıtan ve etrafımı aniden gündüze çeviren beyaz ve sarı ışıklarla doluydu
gökyüzü.