Belki kendisinin de hala onu sevdiğine inanabiliyor. Güven hissi veriyor tabi. Duygularının hep aynı şekilde kalmasına ihtiyacı var insanın, onların etrafında düzenli, değişmez bir biçimde durlarına ihtiyacı var, içleri boşalmış olsa bile fark etmiyor. Kutsal kitaptaki beyaz mezar taşları gibi, dışardan pırılıyorlar, sağlamlar, oldukları yerde duruyorlar, ara ara yeniden parlatıyorlar. Ama o mezarların içine asla bakmamalısın, orada kül ve tozdan başka bir şey bulamazsın.