Yilmaz Emre Pala

Yilmaz Emre Pala
@YepYep
Mustafa Kemal Atatürk 01101111 01101011 01110101
Yazılım Mühendisliği Öğrencisi
Lisans
Bursa
7 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·360 syf.··
2021 8. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2021 13:30
Sade bir şekilde yazılmış dili güzel bir kitap. Şahsi olarak ben felsefe el kitabı gibi okudum. Çünkü zaten felsefe terminolojisini, düşünme biçimlerini ve filozofları bildiğim için bana pek bir şey katmadı. Eğer felsefeye ilginiz var fakat temeliniz yoksa sizin için çok güzel bir başlangıç olacağına eminim. Filozofların kısmi hayat hikayesini, düşünme biçimini ve önemli eserlerini özetliyor. Öneririm beğendim kitabı.
Felsefenin Kısa TarihiNigel Warburton · Alfa Yayıncılık · 20208,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·240 syf.··
2021 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 17:53
Gerçekten çok güzel bir dille yazılmış epik bir şiir. Aslında kafiyeli, uyaklı bir şiir gibi düşünmeyin manzume hikâye demek daha doğru olur. Kitabın çevirmeninde dediği gibi "Çağının Kör Homeros'u" sözünün hakkını veren bir ozandır. Bence kitabı okumaya başlamadan önce İncil Yaratılış Süresi ve Zebur'u okursanız daha iyi anlarsınız. Dili ağır olduğu için insanı çok çabuk sıkabilir. Teoloji bilgileri dışında Roma ve Yunan Mitolojilerindi az çok bilmeniz gerektiğini düşünüyorum. Hristiyan teolojisindeki Adem ve Havva'nın cennetten kovulma öyküsü dışında Şeytan'ın da kovulmasını anlatıyor. Fakat ben bu incelememde kitabın özünden şaşmayacağım. --- `spoiler` --- Tanrı Adem'e eş için, Adem gibi özü toprak olan (bazı kaynaklara göre tanrı Adem'i yaratırken kullandığı toprağın tortularından) Lilith'i yaratır fakat Lilith kendisini Adem'e eş görür "Ben de topraktan yaratıldım Adem'i neden benim üstüme çıkmasına izin vereyim ki?" der ve Adem'i terk eder. Tanrı, Lilith'i bulması için meleklerini gönderir. Fakat Lilith'in cinlerden çocuğu olur ve "Kirlendiğini eskisi gibi temiz olmadığını" söyler. Adem üzülür ve tanrıya dua eder yakarır "Bu yarattığın evrende bütün canlıların eşi var beraber birbirlerine destek olup mutlu halde yaşıyorlar eğer ben mutlu olmayacaksam bu kadar meyve ve bolluğa niye ihtiyacım var?" der. Tanrı Adem'in dediğin mantıklı bulur ve bir Lilith olayı yaşanmasın diye bu sefer Adem'in fazla olan üç kaburgasından Havva'yı yaratır. Adem Havva'ya aşık olur ve onu çok beğenir o yokken tam olmadığını hisseder. Çünkü Havva kaburgasından yaratılmıştır. Bu his işte Adem'i cennetten kovulmasına yol açacaktır. Şeytan cennetten kovulur ve düşer. Tanrıdan ona göre zalim olandan Pandemonium'da kendisi gibi düşen meleklerle birlikte intikam planı hazırlar. Bütün
Kayıp CennetJohn Milton · Pegasus Yayıncılık · 20151,446 okunma
10/10
·136 syf.··
2021 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 18:57
Descartes modern felsefenin kurucusu olarak kabul edilir. Ortaçağ skolastisizminin son bulmasında büyük rol oynayan bir filozoftur. İsmi belki biraz yabancı gelebilir size fakat bir sözünü çok iyi biliyorsunuz “Düşünüyorum öyleyse varım”. Descartes düşünme konusunda oldukça fazla düşünmüştür. bu yüzden Ortaçağ’ın skolastik düşüncesini skeptisizmle yıkmaya başlamıştır. En ünlü eseri Meditasyonlar’da bu konuyu biraz ırgalamıştır. Binlerce yıldır doğru kabul edilen bilgilerin yanlış olduğu gün yüzüne yavaş yavaş çıkmaya başlıyordu. Artık insanlar bilginin doğruluğundan şüphelenmeye başladı. Descartes artık şunu düşünmeye başlıyordu “Bilginin doğru olduğunu nasıl anlarım? Nasıl emin olabiliriz?” işte bu Medistasyonlar’ın ilk sorusu. İlk meditasyon şunu söylüyor “Eğer güvenilir olan bilimlerde herhangi bir şeyi tesis etmek istiyorsam, hayatımda ilk defa her şeyi tamamen yıkarak ta temelden yeniden başlamanın zorunlu olduğunu anladım”. Burada şunu demek istiyor; bazı bilgilerden açıkça şüphe ediyoruz, o zaman bütün bilgileri hiçe saymak zorundayız. Bu metot inançlara uygulandığı zaman, şüphe edilecek her şeyden şüphe etmektir, ta ki şüphe edilmeyecek bazı şeyleri bulana kadar. -Şüphe etmesine ediyor fakat tahminimce engizisyon mahkemelerinden korktuğu için din ve tanrıdan çok az şüphe duyuyor- Sonra 4. Meditasyon'da duyuların üstüne bir meditasyon gerçekleştiriyor. Duyularımız nesneleri nasıl gördüğüne, nasıl algılandığına dair bir meditasyon gerçekleştiriyor. Bir dizi düşünme evresinden sonra duyularımızın yanlış algıladığını kabul ediyor. Descartes “Duyularım demek ki ara sıra yanılıyor, e bu tanrının işi de olamaz çünkü; mutlak güç ve kusursuzdur, beni niye yanıltsın ki?” olduğunu söylüyor. Bu sefer topu tanrıda alıp şeytana atıyor. Descartes “güçlü olduğu kadar da
MeditasyonlarRené Descartes · Say Yayınları · 20161,431 okunma