“Hayatlarını gözden geçirip ettikleri haksızlıkların farkına varanlar, çocuklar gibi uykularından korkuyla uyanırlar. Umutsuz bir bekleme içinde zehir olur hayatları. Oysa hiç haksızlık etmediklerini bilenlerde hep tatlı bir umut vardır. ...İhtiyarlığı besleyen bir umut.”
“...Senin ihtiyarlıktaki rahatlığını iyi huylu olmana değil, zenginliğine verirler. Zenginin gönül avutması kolaydır, derler.
...Bak Themistokles’in şu sözü pek yerindedir. Seriphos’lu biri onu küçümseyerek: “Sen kazandığın ünü kendine değil, Atinalı olmana borçlusun” demiş, o da: “Doğru, Seriphos’lu olsaydım ünlü olamazdım. Ama sen Atinalı da olsan bir şey olamazdın” demiş.”...Aklı başında bir adam, yoksulluk içinde ihtiyarlığa zor katlanabileceği gibi, akılsız adam da istediği kadar zengin olsun hiçbir zaman rahata kavuşamaz.”
“Yaşlıların yakınlarından çektiklerine gelince Sokrates, bunların da sebebi ihtiyarlık değil, insanların kendi huyudur. Ölçülü, uysal olana ihtiyarlık dert olmaz. Öyle olmayana ise, gençlik de bela olur ihtiyarlık da.”
“Sokrates böylece, başkaldırmaya katıldığı, başkalarını başkaldırmaya zorladığı için değil; serbest düşündüğü, eski düzenin temellerini sarstığı için ölüme mahkum oldu.”
“...Sokrates sofistlerle birlikte demek istiyor ki; insanın hayatı dünyanın hayatından daha önemlidir; asıl bilgi dünyayı değil, insanı bilmektir. Tanrılar evreni yönetedursun, insan kendi hayatını yönetmelidir, iyiyle kötüyü, doğruyla eğriyi ayırt etmesini öğrenip hem kendini, hem başkalarını adam etmelidir.”