Savısiz Yunan ve Roma insanı tannlarının gerçek olduğu- nu düşünmüş, onlara dua etmiş, hayvan kurban etmiş, iyi ta- lih için şükretmiş ve işler kötü gittiğinde onları suçlarnıştı. Bu antik insanların doğruyu bilmediklerini nasıl biliyoruz? Niye hic kimse Zeus'a inanmıyor artık? Tam olarak şu nedenden- dir diyemesek de, çoğumuz söz konusu şey bu eski tanrılar ol- duğunda kendimizin "ateist" olduğumuzu söyleyecek kadar güvenliyizdir (bir "teist" tanrıya(lara) inanan insandır ve bir "ateist" ise bunu yapmayan insandır) (a-teist; burada "a" "ol- mayan" anlamında). Romalılar bir zamanlar ilk ortaya çikan Hristiyanların ateist olduğunu çünkü Jüpiter'e veya Neptün'e veya o ahalideki hiçbir tanriya inanmadıklarını söylediler. Günümüzde ise bu kelimeyi tanrnıların hiçbirine inanmayan insanlar için kullanıyoruz.
İncil'de okuduklarımızın ne kadarı doğru?
Bir şeyin tarihte gerçekten yaşandığını nereden biliriz? Julius Sezar'ın yaşadığını nereden biliyoruz? Veya Fatih William'ın hiçbir görgü tanığı sağ kalmadı; ve ifade alan herhangi bir polis memurunun size anlatacağı gibi görgü tanıkları bile şaşırtıcı biçimde güvenilmez olabilirler. Sezar'ın ve William'ın yaşadıklarını biliyoruz çünkü kazıbilimciler hikayelerini anlatan kalıntılar buldular ve bu tarihi kişilikler yaşarken yazılmış, birbirlerini tutan ve hikayelerine hatasız oturan birçok belge var. Fakat bir olaya veya insana dair tek kanıt ancak tüm görgü tanıklarının ölümünden bile on yıllarca ve hatta yüzyıllarca sonra yazılmışsa, tarihçiler şüphelenmeye başlarlar. Bu kanıt zayıftır çünkü söylentilerle yayılmıştır ve kolayca çarpıtılmış hale gelebilir. Özellikle de yazarının belli bir gündemi varsa. Winston Churchill demişti ki,"Tarih bana kibar olacaktır.Çünkü onu kendim yazmaya niyetliyim! "