arden, bir alıntı ekledi.
17 dk. · Kitabı okuyor

Donmuş kalmış, taş kesilmiş bir anı gibi bir şey bu, Magritte'in tablolarına benziyor. Taş mı canlanmıştır yoksa hiçbir zaman silinmeyecek, solmayacak bir resim gibi yaşam mı mumyalanmıştır, bilinmez..

Yaşam Kullanma Kılavuzu, Georges PerecYaşam Kullanma Kılavuzu, Georges Perec
Holigan okur, bir alıntı ekledi.
34 dk. · Kitabı okudu · Puan vermedi

insan görürken düşünüyor. Belki de düşünen aslında gözlerdir.

Zaman Dışı Yaşam, Tezer ÖzlüZaman Dışı Yaşam, Tezer Özlü
Şirvan Tıflı, bir alıntı ekledi.
34 dk. · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ölüm ve yaşam arasındaymışım gibi konuşuyorum. Ne oradayım , ne burada. Ölümde bazı şeylerin daha canlı olduğuna inanıyorum. Çünkü öldüğümde ruhum şu anda olduğundan daha canlı olacaktır. Şu anda iki varoluş arasında geçitteyim, hayat ve ölüm arasındayım. Yine de ne hayattayım, ne ölüyüm.

Freud'un Kız Kardeşi, Goce Smilevski (Sayfa 239)Freud'un Kız Kardeşi, Goce Smilevski (Sayfa 239)
Namütenâhi, bir alıntı ekledi.
38 dk. · Kitabı okuyor

"İl merkezinde bir devlet dairesinde iş bulmuştu ya,kendisine büyük adam süsü vermekten pek hoşlanırdı.Oysa olup olacağı küçük bir memurdu.«Yaşam böyledir işte,bir yerde baş olmak her babayiğidin harcı değildir.»"

Gün Olur Asra Bedel, Cengiz Aytmatov (Sayfa 39)Gün Olur Asra Bedel, Cengiz Aytmatov (Sayfa 39)

Spoiler Içerir ....

Insanın Anlam Arayışı ...Avusturyalı
Dr .Frank'in 2.Dünya Savaşı sırasında kurulmuş Auschwitz toplama kampında yaşam mücadelesini,izlenimlerini,hayatta kalabilmek için geliştirdiği Logoterapi kavramını konu alıyor .Kitap genel olarak 3 bölümden oluşuyor .Birinci bölümde yazarın toplama kampindaki deneyimlerini,İkinci bölümde geliştirdiği Logoterapi tekniğini,üçüncü bölümde de insanın çektiği en çetin acılara rağmen optimist(iyimser)kalabilmesini konu alıyor .

2.Dünya savaşına ilgim var .Bu konuda bir çok kitap okudum ...Mümkün mertebe konu alan filmlerini izlemeye çalışırım .Bu kitabı okumamda etken olan şey yazarın o zorlu günleri kendisinin yaşayıp ,o kamplardan kurtulmayı başarmış olması ...

Gelelim yazarın da bahsettiği dünyanın en büyük soykirimlarindan birinin yaşandığı Auschwitz toplama kampında insanın nutkunun tutulduğu,insanlıktan çıkıp hayvanlardan bile daha aşağıya düştüğüne kaniniz donarcasina şahit olacaginiz,saskinliginizi gizleyemeyeceginiz hadiselere....

Hayatınız trenden indikten sonra bir parmak işaretine bağlı ...Üst üste yigilan halk durmaksızın ilerleyen ,yemek ve su verilmeden geçen uzun tren yolculuğundan dolayı halk zaten ölümün esigindedir .Herkes yanına en değerli eşyalarını alıp çalışmaya gideceğini düşünür .Kendilerini bekleyen hazin sondan bi haber olan insanlar kampa gelince eşyalarına el konulur,çalışma bitince geri verileceği söylenir .Hiçbiri geri verilmeyecektir.Naziler değerli eşyalarına el koyacaktir...Öyle ki kampa toplanan insanlardan genç ve sağlıklı olanları çalışmaya gönderilecektir .Yaşı küçük ve calisamayacak derecede yaşlı olanlar ve kusurlu adledilenlerin sözde banyo bahanesiyle soyunmalari istenip ,gaz odalarına alınıp krematoryumlarda cansız bedenleri kül olmaya bırakılır .Külleri sabun yapımında kullanılır .Bir kısmı tarlalarda gübre olarak değerlendirilir .Saçları kumaş fabrikalarina ,kumaş yapımında kullanılır. Altın ve gümüş olanların dişlere el konulur .Kadınların bir kısmı ve ikiz bebekler kisirlastirmadan gen değiştirmeye kadar korkunç deneylerde kullanılır ,çoğu yaşamını yitirir .Kural dışı bir davranışta bulunan ya infaz edilir ya da gece boyu ayakta bekletilerek dolaşım sistemleri iptal edilip sabah olunca tekrardan çalışmaya zorlanır .Bodrum katlarda kıtlık odalarında yemek verilmeyerek açlıktan olmeleri beklenir ...

Dr .Frankl işte tüm bu bedensel ve ruhsal acilarin üstesinden gelip ,hayatta kalabilmeyi basarabilmistir ...Logoterapi Tekniği (Anlam Terapi) ile hayatta her koşulda insanın bir yaşama umudu,amacı ,anlamı olması gerektiğini savunur .Hayatındaki yaşama amacını bulamayan insanların varolussal boşluk (vakum)olarak adlandırılan anlamsizlik duygularininin kişiyi depresyona ,intihar,tükenmişlik,saldirganlik gibi egilimlere surukleyebilecegini ifade ediyor .
Hayatında yaşamı amacını bulanlarin yaşama direnclerinin ve motivasyonlarinin her daim daha yüksek olduğunu belirtiyor .

Dr.Frankl da bu toplama kamplarında eşini,ailesini kaybetmiş,onlardan hiçbir şekilde haber alamamış .Buna rağmen yaşama tutunmasinin sebebini ailesine karşı duyduğu derin sevgiye bağlı olduğunu,sevginin özüne ulaştığını,sevdiklerini onlar olmasa bile ruhunda taşıdığını ,benligiyle butunlestirdigini ifade ediyor .Insanın mutlu olmak için birçok nedeni olduğunu,yeter ki anlam arayışında olmamız gerektigini,acılardan utanmamamiz,gozyaslarimizi gizlemememiz gerektiğini aksine acilarimizin da bizim bir parçamız olduğunu ifade ediyor .En cetin koşullarda bile "acılarla mucadelemizde ya İnsan oluruz ya da insanligimizdan oluruz "ifadesiyle acıda bile bir anlam bularak onurlu bir insanlık sergilenebilecegini ifade ediyor .Umut ,sevgi ,inanç ile herşeyin üstesinden gelmek mümkün ...Hatta şöyle bir örnek veriyor aynaya baktığımız zaman dışında kendimizi görmeyiz .Sadece aynaya baktığımızda odak noktası kendimiz oluruz.Bundan dolayı İnsan kendisine ,acılarına,negatif durumlarla yaşamasını bilip ,aynayı kenara bırakarak ,özünü aşkın sevdiği bir dava,ideoloji,evlat,sevgi,umut ne ise onunla hayata güçlü tutunabilecegini,olanca essizligiyle insanı yaşamak yani sevmek gerektiğini savunuyor .

Kitabı sevdim beni başka düşüncelere sevk etti .Bilemiyorum, galiba ben kitaplara fazla anlam yüklüyorum ...Peygamberimizin bir hadis-i şeriflerinde insan fıtratını benzettiği süt, kimyasal bir işleme tabi tutulmaz, yani peynir, tereyağ, yoğurt vs. olmazsa süt olarak varlığını sürdüremez, kokuşur. İşlenerek çelik haline gelmeyen demir paslanır.
İnsan da öyle ......

Kuranı Kerim , bilirsiniz ala-yi illiyin 'in karşısına esfeli safilini koyar .Yani asagilarin aşağısını.."Belhum adal "tabiriyle hayvanlardan da aşağı bir mertebeyi işaret eder .Yani mahiyetindeki cevheri ortaya cikaramazsa varlık mertebelerinin en dibine
yuvarlanır ..İnsan olarak kalamaz,hayvanlasir,canavarlasir,
vahsilesir ..


Ahh İnsan...Komurle elmas,gölge ile asıl,Dünya ile ahiret arasında tercih yapmak zorunda kalan İnsan...
Aslında yaşananlar bize çok uzak değil ;zulüm,adaletsizlik,savaslar,soykirim...hala varlığını surdurmuyor mu...Dünya adeta bir toplama kampı ...Değişen insanlar,değişmeyen Hakikat !...

Keyifli okumalar ....:))

şüheda, bir alıntı ekledi.
54 dk.

...olayları sevmezdi, hele insanın iç dengesini sarsan, dış yaşam düzenini ise karmakarışık eden olaylardan bayağı nefret ederdi.

Güvercin, Patrick Süskind (Sayfa 9)Güvercin, Patrick Süskind (Sayfa 9)

SORULARA BULUNMAZ CEVAP
hergün yeni bir sorudan ibaret
cevapları biraz buruk kalmış
hep silgiyle silmeye çalışıyoruz
tükenmez kalmele yazılmış
kaderimizi

geçmez bizdeki uzaklık
"geriye dönüşler iptal"derler
ben hiç gemiye binmedim
ama gidenler bilsinler ki
dönüşler iptal

bırakmadı elimizi soğukluk
mevsim kışsa;şehir Ankaraysa
ha birde sevgilin yoksa
burası-cehennemdir
cehennem buranın iyisidir

yaşam başlı başına bir ironu
benim gibi bir insanın sevilmesi
pek bir absürt açıkcası
insan hayalde etmiyor değil
bir sevgilinin saçlarında ellerinin dolaştığını

bu sorulara bulunmaz
cevap
bizim gibi insanlar sevilmez
heyhat

Hârizmî, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

Çünkü ne geri gider yaşam ne de oyalanır dünle.

Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 9 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 9 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Fatmanur Yıldız, Feyzü'l Furkan Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali'yi inceledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Başucu kitabımız olmalı.
Okunmalı tekrar tekrar..
・・・
"Bütün kitaplar, tek bir kitabı daha iyi anlamak için okunur.”... Her zaman söylediğimiz bir cümledir bu. Ama gerçek bu mudur? Bugün kaç kişi kitabını okumaktadır? Mübarek harflerini, kelimelerini usulünce, kaidelerine uyarak okuyanlarımız elbette var. Bununla birlikte onu okumaktan maksat anlamak, idrak etmek, hayatımızda uygulamak, kendimize yaşam kılavuzu edinmek ise; bu konuda ne kadar eksikli olduğumuzu itiraf etmeliyiz.
Yıllardır Kur’an’ı ölülerimize, hastalarımıza okuduk; bir tek kendimize okuyamadık. Halbuki Kur’an ölüleri değil dirileri uyarmak için; kalbi, kafayı ve hayatı yeniden düzenlemek için gelmiştir... Ramazan aylarında hatimler indirdik. Onu hep el üstünde tuttuk, yüksekçe yerlerde sakladık. Ama kalbimize ve yaşantımıza indiremedik... Kur’an indirildiği dönemde gerçek anlamda anlaşılan, anlaşıldığı için yaşanılan bir kitaptı. O günden bu güne dört bir yanı aydınlatmış ve bize kadar ulaşmıştır. Onun nuru kıyamete kadar devam edecektir.
Bugün, Kur’an’a tabi olduğunu söyleyen Müslümanlar onun amaçlarından habersiz yaşamaktadır. Günümüz dünyasında yaşayan insanların Müslümanlığı, Kur’an’ın getirdiği ve öğrettiği Müslümanlık mıdır? Maalesef, hayır... Hayatımızdaki olumsuzluklar onu anlamak için gayret sarf etmemekten kaynaklanmaktadır. Kur’an ile günümüz müslümanları arasında ciddi bir iletişim ve anlama sorunu vardır. "
. . .
>Devamı için:
http://www.internetpazar.com/...amiyla-bulusmak.html

Uskut, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

Yaşam, sanki olduğu gibi olmak zorundaymış izlenimini yaratan bir yüzeydir, oysa asıl olup bitenler bu yüzeyin altındadır.

Niteliksiz Adam 1, Robert Musil (Sayfa 393 - Yapı Kredi Yayınları)Niteliksiz Adam 1, Robert Musil (Sayfa 393 - Yapı Kredi Yayınları)