Aslı Erci

“Benim boğazım düğüm düğüm biliyorum. Dedemin asker arkadaşının karısı gibi… Ne yediğim geçiyor ağız tadıyla boğazımdan ne içtiğim ne yaşadığım. Orada takılıyor. Hiçbir şeyin neşesi yok, hiçbir şeyin tadı yok. O düğümleri açmak kolay değil. İnsan, yeri geliyor bir ipin tek düğümünü çözmek için saatleri harcıyor; boğaz düğümümü çözülecek? Anlattıkça çözülecek benim düğümlerim. Anlattıkça iyileşeceğim.”
Sayfa 135·Kitabı okudu
Reklam
“Varken nasıl yok olabilir insan? Ben o yokluğa düşman oldum. Bir karabasan gibi çöktü üstüme. Öyle ağır ki… Hiçbir şeyin varlığı anlam taşımadı ömrüm boyunca.”
Sayfa 132·Kitabı okudu
“Olmayan o kadar çok şey vardı ki, olanlar da arada kaynadı gitti.”
Sayfa 127·Kitabı okudu
“Ben dobrayım, neysem oyum” derdi. Neysen o olmak bu değil, dobra olmak bu değil. Bu, kötü olmak. Bu, kalp kırmak. Anlatamadım, anlatamam.”
Sayfa 126·Kitabı okudu
“Ama onun bana değil, kendine ağladığını anladım. İnsan karşısındakine ağlamaz; ona bakar, ona ağlıyormuş gibi yapar ama asıl kendine ağlar.”
Sayfa 117·Kitabı okudu
Reklam