“Benim boğazım düğüm düğüm biliyorum. Dedemin asker arkadaşının karısı gibi… Ne yediğim geçiyor ağız tadıyla boğazımdan ne içtiğim ne yaşadığım. Orada takılıyor. Hiçbir şeyin neşesi yok, hiçbir şeyin tadı yok. O düğümleri açmak kolay değil. İnsan, yeri geliyor bir ipin tek düğümünü çözmek için saatleri harcıyor; boğaz düğümümü çözülecek? Anlattıkça çözülecek benim düğümlerim. Anlattıkça iyileşeceğim.”
“Varken nasıl yok olabilir insan? Ben o yokluğa düşman oldum. Bir karabasan gibi çöktü üstüme. Öyle ağır ki… Hiçbir şeyin varlığı anlam taşımadı ömrüm boyunca.”