“Bir de seni düşünmeyelim… Düşünmeyin siz beni… Mühim olan sizin korkmamanız zaten. Benim hastalığımın ne önemi var… Bir başına çaresiz kalmamın ne önemi var. Yeter ki siz beni düşünmeyin, korkmayın, ben yokmuşum gibi yaşamaya devam edin…”
“Sınırsız ve kuralsızdım. Sınırı olmadığında çok uzağa gidebileceğini düşünüyor insan. Bilmiyorum belki de bu, ailen olup da sınırsız olduğun durumlarda geçerlidir. Hem ailen hem sınırın yoksa, uzakların bir anlamı yok; çünkü kalkıp gitme isteğin olmuyor. Zaten her şeye, bütün dünyaya uzaksın, daha nereye gideceksin?”