“Ecel tuzağını açamaz mısın
Açıp da içinden kaçamaz mısın
Azad eyleseler uçamaz mısın
Kırık mı kanadın kolların hani
Bunda yorgan döşek var mıdır
Bu geniş dünyada yerin var mıdır
Dalın tahta duvar önün yar mıdır
Yeşil başlı sunam göllerin hani”
“… benim tek istediğim bi ağacın altında kıvrılıp bi başıma uyumak en eskiden olduğu gibi en eskiden hangi eskiden ne zaman bi ağaç altında uyumuşum ki hep onu düşünürüm…”
“Burada ızdıraba ve tevekküle o kadar alıştım ki, onları bırakırsam ruhumun bir parçası kesilmiş gibi boşluk duyacağım; bırakmazsam isyansız nasıl yaşayacağım?”