Serinin okuduğum 3. Kitabı kesinlikle okumaya değer kitaplardan sayfa sayısı gözünüzü korkutmasin o kadar akıcı bir dille yazılmış ki birden saatin nasil geçtiğini anlamiyorsunuz
Tüm seri lisbeth ve çevresindeki olayları anlatıyor. İlk seride Mikael ile yollari karşılaşan lisbeth üç seri boyunca birbirleri ile sürekli alışveriş icindeler. Lisbeth başlı basina çok özgün karekter ve olayları kendi çapında çözüm şekilleri var. Mikael ise gazeteci kimliği kitapta ön plana cikiyor. Olaylara eleştirel bir bakış açısıyla bakiyor ve inceliyor bu sayede çoğu konuyu açıklığa kavusturuyor. Bu ikili gayet başarılı bir ikilinin olduğunu soyleyebilirim. Kitap içerisinde olay örgüsü inanılmaz tüm karekterleri tanıyorsunuz gecmisi hakkında bilmemiz gerekeni biliyorsunuz ve bu olay bir süre sonra karakterlerle aynı cevredeymisiniz hissi veriyor. Sadece kitap da rahatsız olduğum konu Mikael'in yaşam tarzı ilişkileri gerçekten midemi bulandırıyor ama unutmamak gereken aynı inancı paylaşmıyor oluşumuz bu konuyu sürekli kendimi hatirlattim.karekterden sogumamak için çünkü karekterden soguduğunuz an kitap okunmayacak hale gelebiliyor.
Hayatım hayatımın romanı olsun.
Oğuz Atay'ın en önemli eserlerinden biri olan bu kitaba başlamadan önce oldukça hevesli ve meraklıydım. Kitap ile olan yorumları okuyunca biraz gözüm korkmadı değil çünkü çoğu kişi kitabı yarım bırakmış ve dilinin çok ağır olduğunu söylemiş ön yargı ile başladım. Ama diğer okuyuculara tavsiyem kesinlikle ön yargı ile baslamamaları çünkü kitap gayet akıcı ama dili zaman zaman ağırlaştırılmış. Bu kitabı zamana yaymalisiniz acele etmeden her bölümü her kişi anlayarak eğer acele ederseniz sizde yarım birakanlardan olursunuz çünkü bir kitap değil kitap içinde onlarca kitap okuyorsunuz aslında her bölüm de farklı kişilik hakkında bilgi edinip onları yaşıyorsunuz adeta. Son olarak kesinlikle her okuyucunun sırf olay örgüsü ve anlatımı için kesinlikle okumasını tavsiye ediyorum