Bireysel 'sadaka' insanın doğasını incitir, kişiliğini aşağılar. Ama örgütlü 'sosyal sadaka' ile kişisel özgürlük iki ayrı kavramdır ve biri ötekini yok etmez. Bireysel iyilik kalıcıdır, çünkü kişisel bir ihtiyaçtır; bir kişinin bir başka kişiye doğrudan etkisinin canlı ihtiyacıdır.
Bir insanın kafasında doğan dâhice veya yeni her düşüncede, hatta ciddi her düşüncede, onu anlatmak için ciltlerce kitap yazsa, otuz beş yıl sözlü olarak anlatmaya çalışsa yine de kafasından bir türlü dışarı çıkmayan, ömür boyu içinde kalacak, başkalarına anlatamayacağı bir şeyler her zaman vardır. Böylece belki de en önemli düşüncelerini, düşüncelerinin o bölümlerini hiç kimseye tam olarak anlatamadan ölür.
Neredeyse Yeni Dünya'yı görmeden, neyi keşfettiğini anlamadan ölmüştü Kolomb. Önemli olan yaşamdır, yalnızca yaşam... onun keşif süreci, sürekli ve bitmek tükenmek bilmeden yaşamı keşfetme çabası, yoksa keşfetmiş olmak değil...