Hayatın ülküsü, amacı bu mudur? Bir başkası, her gün daireye gidip saat beşe kadar oturmak zorunda olduğundan yakınır, bir başkası da böyle bir mutluluğa kavuşamadığı için derin derin iç çeker.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Hem yalnızca gençlik değil: Yaşını başını almışlara da bak... Bir araya toplanırlar, birbirlerini yemeğe davet ederler, ama aralarında ne bir sevgi ne içtenlik ne de karşılıklı dostluk vardır!"
Üstelik, kendileri gibi giyinmeyen, onlarınki gibi isimleri ya da unvanları olmayan insanlara anlaşılmaz bir zorbalıkla nasıl yukarıdan baktıklarını görüyorsunuz. Dahası, toplumdan üstün olduklarını da sanıyorlar zavallılar.
"Bütün bunların çevresinde döndüğü şeyin ne olduğuna bak: Hiçbir şey yok merkezinde, anlamlı, insanı etkileyecek hiçbir şey yok. Sözünü ettiğim o sosyetede, toplumda bütün o insanlar birer ölü... Benden kötü uyuyan insanlar!.. Bu hayata götüren ne onları? Evet, benim gibi yatmıyorlar, ama onlar da her gün sinekler gibi dolanıp duruyorlar. Ne anlamı var bunun? Bir salona giriyorsun, konukların pek düzenli, ağırbaşlı, sakin oturduklarını... kağıt oynadıklarını görüyorsun. Hoşlanıyorsun bu gördüğünden. Diyecek bir şey yok, hoş bir yaşam biçimi!.. Zekâsını çalıştırmak isteyenler için harika bir yöntem! Ama ölü değil de ne bu insanlar? Onlar da oturarak uyumuyorlar mı? Bense, evimde yatarak, kafamı üçlülerle, valelerle şişirmeden uyuyorsam neden onlardan daha kötü yaşamış oluyorum?"