Yiğit Candaş

Yiğit Candaş
@YigitCandas
3 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Duvarlar ve zemin renksiz görünüyordu,her şeyin rengi solmuştu ,örümcek ağları artık daha da sıktı .Neden bilmiyorum,pencereden dışarı baktığımda karşıdaki evin de eskidiğini ,renginin kendi payına düşecek kadar solduğunu,duvar kağıtlarının kalkıp parçalandığını ,pervazların kararıp açıldığını ,parlak koyu sarıya boyanmış duvarların lekendiğini hayal ettim .Belki de bulutların arasından aniden kendini gösteren gün Işığı, yeniden yağmur bulutlarının arasına saklanmıştı ve bu nedenle her şey gözlerimde yeniden kararmıştı. Gelecegimin hayali, gözlerimin önünde neşesiz ve kederli bir şekilde parlayıp sönmüştü ve kendimi şimdi olduğu gibi, tam on bes yıl sonra, aynı odada, geride bıraktığı yıllara rağmen akil lanmayan aynı Matryona'yla, yalnız bir şekilde hayal ettim. Sana nasil kin tutabilirim ki, Nastenka! Senin parlak, sa kin mutluluğuna kara bulutlar düşürmek, kederli serzenis lerimle yüreğini acıyla doldurup onu gizli bir pişmanlıkla zehirlemek ve mutlu olduğun sırada onu elemle bir kenara atmanı sağlamak, sen onunla birlikte sunağa doğru giderken kara buklelerine iliştirdiğin narin çiçeklerden birini olsun ezmek... Ah, hayır, hiçbir şekilde olamaz bunlar! Göğün ay dinlik olsun, tath gülümsemen ışıklı ve açık olsun, o diğer, yalnız ve minnettar kalbe sunduğun sevinç ve mutluluk anı için kutsanmış ol. Aman Tanrım! Tam bir mutluluk anı! Insanın bütün öm rünü düşünürseniz, böyle bir an gerçekten çok küçük sayı labilir mi?
Sayfa 86·Kitabı okudu
Reklam
"Keşke siz ,o olsaydınız!" sözleri kafamda dönüp durdu . Sözlerini unutmadım Nashtenka!
Sayfa 84 - Adını Asla öğrenemediğimiz hayalperest bir genç·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
"birbirimize ne zaman sen diyeceğiz?.."dedi "ne zaman isterseniz!"
Sayfa 87·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular