Dünyanın sular altında kaldıktan sonrası anlatılan bir korsan kurgusu bu kitap.
Kitabın hem iyi noktalarını hem de kötü noktalarını ele alarak ilerleyeceğim
Kötüden başlarsak;
1- Kitabın başlangıç kısmı sanki ben evrene ve karakterlere fazla hakimim gibi anlatılmış yani 5 ana karakter bir araya gelene kadar ki bölümü gerçekten zorlanarak okudum belki de kitaba alışma sürecinden kaynaklı da olabilir ama epey zorlandım, sonraki bölümler daha akıcı ilerledi benim için.
2- Karakter tanıtımlarında fiziksel özellikler sanki öylesine verilmiş gibi hatta kitabın belirli bir yerinde "tehlikeli bir şekilde yakışıklıydı" benzeri bir ifade geçmekteydi. Dedenin fiziksel özellikleri anlatılırken ki betimlemeyi başarılı buldum diğer betimlemeler o başarılı bulamadım
3- Karakterlerin pek fazla derinliği yok. Tek düze anlatılmış mesela Lunu Hodbinin kadın versiyonu diyebiliriz. İlk kitap itibari ile herkesin ne yapacağına nasıl biri olduğunu merak etmemize ne yazık ki yazar pek izin vermiyor. Hodbin kurnaz dilbaz ifadesini zaten en başta veriyor, yine aynı şekilde diğer karakterleri de çok net çizgi de anlatıyor bu da ileride olası karakter gelişimlerini öldürdüğünü düşünüyorum. Ayrıca anlatma göster tekniğini yazar pek uygulamıyor. Karakteri diyaloglarla vs zaten nasıl biri olduğunu anlayabilirim, ekstra olarak yazmana gerek yok mesela Dostoyevski karakterler kişiliklerini net anlatmaz, Raskolnikov'u anlatmaz hikaye içinde gösterir. Nitekim ilk kitap bittiğinde army dışında bence net karakter gelişimi olan bir karakter okuyamadım
4- Spoiler!!! 3. Maddedeki karakter derinlikleri yeterli olmadığında karakter ihanet ettiğinde bile zorlama geldi bana. Beau Öfke oluyor tepki bile vermiyor neredeyse ama mürettebattaki gezginler ölünce babasına hesap soruyor, bu kısım hiç mantıklı değil.