Osamu Dazai 'nin intiharından önce yazmış olduğu insanlığımı yitirirken kitabı oldukça kısa bir otobiyografidir. Son zamanlarda bu kitabı görmüş ve okumayı planlamış olabilirsiniz. Eğer öyleyse benim de sizlerden biri olduğumu belirtmek isterim. Kitap hakkındaki düşüncelerime gelirsek ; Karakterimiz Yozo kitabın baş kısmında bizi oldukça kalabalık bir ailenin içerisinde dünyaya gelmiş küçük bir çocuk olarak karşılıyor. Her ne kadar kalabalık bir aile de olsa bu ailenin içinde yozo yalnızdır. Annesinden neredeyse hiç bahsetmiyor, babası ise yozo ile fazlasıyla ilgisiz. Tam olarak bu yüzden Yozo evindeki hizmetliler tarafından (bu olayı üstünkörü bir şekilde ifade ediyor) istismara uğrasa da söylediği vakit dikkate alınmayacağını düşünerek konuşmayı düşünmüyor bile. Bununla ilgili kitapta
" Yani hizmetçilerin ve uşakların o nefret uyandıran suçlarını bile kimseye şikayet etmemiş olmam, insanlara dair inancımı yitirdiğimden ya da dini bütünlüğümden değil, insanların bana karşı inanç kabuklarını sımsıkı kapatmalarındandı."
diyor.
Yozo'nun insanların ona karşı inanç kabuklarını kapattığını düşünmesinin en temel sebebi ailesinde, annesinde ve babasında başlıyordu.
Hikayenin bu kısımlarında Yozo ile empati kuruyor ve ona üzülüyorsunuz. Fakat ardından kadınlara olan nefreti, onları objeleştirmesi feminen duygularınızı gün yüzüne çıkarıp ona karşı hırçınlaşmanızı sağlayabilir.
Evet yozo çocuğunda zor olaylar yaşamış olabilir. Ancak bu, onun eşinin gözünün önünde tecavüze uğrarken sesini bile çıkarmamasına bir bahane değil. Üstelik bu olay yaşandıktan sonrasında ; Yozo birçok günah işleyip eşine layık biri olmamasına rağmen, eşini "kirlenmiş" olarak ifade ediyor. Ve evet hikayenin bu kısmında da nefret duyuyorsunuz.
Burada dokunmak istediğim bir şey var ki ; insanlar her ne