Hayatınız boyunca temiz kalmışsanız, elbette ki neleri kaçırdığınızı gerçek anlamda bilemezsiniz ama o susuzluk en derinlerde bir yerde alttan alta her zaman kendini hissettirecektir.
Kaçıp gitmek istediğiniz yerin, kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmaydi. Hapishanenin bir yer değil, bakış açınız olduğunu anlamak.. Deneyimlediği birbirinden apayrı hayatlar içinde, en köklü değişim hissinin ancak kaçıp gitmek istediği hayatta yaşanabilecegi, Nora nin aldığı en garip dersti. Başladığı ve dönüp dolaşıp yine geldiği hayatta.
Volkanların çelişkisi hem yıkımın hem de yaşamın sembolü olmalarıydı.Yavaslayarak soğuyan, katılaşan lavlar zamanla toprağa, verimli bereketli bir toprağa, dönüşüyordu. Nora o ana bir kara delik olmadığına karar verdi. Aslında volkandı. Volkanlar gibi o da kendinden kaçamazdı. Olduğu yerde kalıp çorak Toprakları zenginleştirmek zorundaydı.
İçinde bir orman büyütebilirdi...
'İstemek' dedi ölçülü bir sesle, "ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğin bir hayat var."