Muhammet Aytunç

Muhammet Aytunç
@Yitikhikmet
145 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Ve yine anladım ki, evvelemirde kaderime yolcu diye yazılmış, heyhat!
Reklam
Hem Kur’an, mu’cizedir. Bütün cin ve ins toplansa, en kısa bir sûresinin bir benzerini getirememeleri noktasında izzetini ilan etmektedir. Altı ciheti nuranidir. Hiçbir noktadan şek ve şübhe içine
Âyet-i kerîmede geçen تَنْز۪يلَ kelimesi, tef’il babından geldiği için tedrîciliği ifade eder. Yani Kur’an’ın, yirmi üç sene zarfında peyderpey, parça parça indirildiğini ifade eder. Risale-i Nur’un Sözler adlı eserinde bu hakîkat şöyle ifade edilmiştir: “Kur'an-ı Mübîn, yirmi senede hacetlerin mevkileri itibariyle necm necm olarak, müteferrik parça parça nüzul ettiği halde, öyle bir kemal-i tenasübü vardır ki, güya bir defada nâzil olmuş gibi bir münasebet gösteriyor.”
Risale-i Nur’un Haşir Risalesi adlı eserinin On İkinci Hakikatinde bu mevzu şöyle izah edilmiştir: “Hiç mümkün müdür ki: Bütün enbiya mu'cizelerine istinad ederek sözünü teyid ettikleri ve bütün evliya keşf ü kerametlerine istinad edip davasını tasdîk ettikleri ve bütün asfiya tahkikatına istinad ederek hakkaniyetine şehadet ettikleri Resûl-i Ekrem SallEllahü Aleyhi ve Sellem'in tahakkuk etmiş bin mu'cizatının kuvvetine istinad edip bütün kuvvetiyle, hem kırk vecihle mu'cize olan Kur'an-ı Hakîm binler âyât-ı kat'iyyesine istinad ederek, bütün kat'iyyetle açtıkları âhiret yolunu ve küşad ettikleri Cennet kapısını, sinek kanadı kadar kuvveti bulunmayan vâhî vehimler, ne haddi var ki kapatabilsin! Geçen hakîkatlardan anlaşıldı ki; haşir mes'elesi öyle râsih bir hakîkattır ki, Küre-i Arzı yerinden kaldıracak, kırıp atacak bir kuvvet o hakîkatı sarsamaz. Zira o hakîkatı Cenab-ı Hak bütün esma ve sıfâtının iktizası ile tesbît ediyor ve Resûl-i Ekrem'i bütün mu'cizat ve berahiniyle tasdîk ediyor ve Kur'an-ı Hakîm bütün hakaik ve âyâtıyla onu isbat ediyor ve şu kâinat bütün âyât-ı tekvînîye ve şuunat-ı hakîmanesi ile şehadet ediyor. Acaba hiç mümkün müdür ki; haşir mes'elesinde Vâcib-ül Vücûd ile bütün mevcûdât -kâfirler müstesna olarak- ittifak etmiş olsun, kıl kadar kuvveti olmayan şübheler, şeytanî vesveseler o dağ gibi hakîkat-ı râsiha-i âliyeyi sarssın, yerinden kaldırsın? Hâşâ ve kellâ!”
Allah cennette Adem'i yarattığı zaman dilediği kadar onu kendi haline bıraktı ; o arada şeytan ona bakarak etrafında dönmeye başladı; karın ve midesinin bulunduğunu görünce kendisine hakim olamayacak bir varlık olduğunu anladı. ( Hadis-i Şerif , Camiussağir )
Reklam