Üstat Necip Fazıl bu eserinde, kullandığı her harfe kadar üslubunun imzasını taşıdığı anlatımıyla tiyatronun tarihsel serüvenini, Roma ve Avrupa’nın belli başlı kültürlerinde ki oluşumunu ve gelişimini ele almaktadır. Daha sonra da bizim kültürümüzde tiyatronun gelişimini ve kendisinin tiyatroya bakış açısını anlatmaktadır.
Üstadın tiyatro hakkındaki düşüncelerini kendinden dinleyelim;
“ Tiyatro nedir? Şimdi onu konuşalım…
Tiyatro, emsalsiz bir telkin kürsüsüdür. Onun bütün hakkını verdikten ve kendine mâl ettikten sonra, Resulullahın (aleyhisselatü vesselam) tabiriyle;
-Hikmet, müminin kaybolmuş malıdır; nerede bulsa alır.-
Fakat o öyle bir alıştır ki, kendisinin malı kılar. Böyle bir maliyet hesabıyla tiyatroyu aldıktan sonra, onu davamızın kürsüsü halinde getirsek, sinemayla beraber, daha ne isteriz?
Fakat bakın, aşılması lazım yollar ne kadar çetin. Evvela kalıbın, şeklin mücerredini anlamak, sonrada ruhumuzun mücerred ve müşahhasına tatbik etmek…”
Tiyatro ve TesiriNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2016121 okunma
Bizim memlekette konuşabilmek için iki şey olmak lazımdır. Ya fedailiğe karar vermek, hiç için başını vermek; yahut adını divaneye çıkarıp istediği gibi konuşmak…