" (...) Bazıları kendini düzeltir, bazıları kendini düzeltiyormuş gibi yapar, bazıları hiçbir zaman geri dönmez, bazıları daha başlamadan pısar kalır ve bazıları da yönlerinde bir değişiklik yapmaktan korktuklarından, kendilerini hayat boyu yanlış bir hayat yaşarken bulurlar."
“Sevilen’in çoğu kez seven’in hayallerinin vücut bulması olduğunu söylersem belki de sinik bir yaklaşım içinde olduğum savunulacaktır. Oysa belki de bu kadarı yeterlidir. Esin veren birinin olması yeterlidir. Hayaller değiştiğinde -ki değişirler, ki değişmek zorundadırlar- acı başlar. Büyülü kent birden yok olur ve siz yellerin kavurduğu çölün ortasında yapayalnız kalıverirsiniz. Sevdiğinize gelince… O sizi hiçbir zaman anlamamıştır. İşin doğrusu, siz kendinizi hiçbir zaman anlamamışsınızdır.”