Tevhid ALLAHı birlemektir. ALLAH teala zatında, sıfatlarında ve fiillerinde birdir. bu tevhid la ilahe illallah sözüyle ifade edilir.
kendilerinden başka herkese müşrik diyebilmek için, vahhabilerin atası ibni teymiye denilen sapığın uydurduğu tevhid anlayışı, ne ayetlerde ne de hadislerde mevcut değildir. ona göre tevhid; rububiyyet tevhidi ve uluhiyyet tevhidi olmak üzere iki kısımdır. Rububiyyet tevhidi; ALLAHı yaratıcı, rızık verici gibi sıfatlarında birlemek, uluhiyyet tevhidi; ALLAHa ibadet etmek ve şirk koşmamaktır vs...
İlk bakışta yanlış bir şey yok gibi ama işin iç yüzü o kadar masum değil... ibni teymiye ayet ve hadislerde bulunmayan bu taksimi uydurduktan sonra Mekke müşriklerininde rububiyyet tevhidinde olduğunu ancak uluhiyyet tevhidini kabul etmedikleri için müşrik olduklarını ve kendinden önceki nice kelam ve akaid alimini ve onlara tabi olan milyonlarca müslümanı uluhiyyet tevhidini anlayamadıkları için tekfir ediyor. bugünkü tekfir hareketi böyle başlamıştır.
Halbuki, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur; "Bir adam arkadaşına kâfir derse, bu söz ikisinden birine vacip olur. Dediği kimse kâfirse tamam... Yok değilse kendisi kâfir olur. Ama sözünden dönerse müstesna (yani sözüne tevbe edip helallik isterse tekrar müslüman olur)
(kaynak: #y:93348 )
vahhabiler kendilerini yırtsa da bugüne kadar galip olduğu gibi bugünden sonra da EHL-İ SÜNNET galip gelecektir. elhamdu lillah...