Qemaliboz

RABITA-İ ŞERİFE -2-
İnsanın başına ne gelirse dilinden gelir, derler. Gerçekten de doğrudur. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de bu gerçeğe şöyle işaret etmiştir: “Kim bana, iki bacak arasını (tenasül uzvunu) ve iki dudak arasını (dilini haramlardan) koruyacağını garanti ederse bende ona cenneti garanti ederim.” (Buhari, sahih; 6807) Bir önceki yazımızda inkâra meydan bırakmayacak şekilde rabıtanın ayetlerden birkaç delilini ortaya koymuştuk. Ancak 1400 yıllık ulemanın icmasını hiçe sayacak kadar cinnet geçirmiş ve ayetlere, 1400 yıllık ulemanın usulünü bırakarak kafasına göre mana veren bazı vahhabiler itiraz ettiler. Ancak rabıtanın şirk olduğuna dair delil is-tememize rağmen laf dalaşı yaparak ve alakasız ayetleri delil zannederek işi kaynattılar. Davamızda ve iddiamızda sabitiz elhamdü lillah… Hiç kimse rabıtanın şirk olduğuna dair delil getiremez. ALLAH celle celâlühû Kitabı’nda neyi helâl yaptıysa, o helaldir. Neyi haram yaptıysa, o haramdır. Ne hakkında da sustu ise, o affedilmiş bir şeydir (mubahtır). O hâlde ALLAH celle celâlühû’dan âfiyetini kabûl ediniz. Zîra ALLAH celle celâlühû hiçbir şeyi unutmaz. Sonra, (Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem) “Rabbin unutan değildir (unutmaz)” [Meryem:64] âyetini okudu. [Bezzâr ve Hâkim Ebû’d-Derdâ’dan merfû’ olarak. Hâkim, isnâdı sahîhtir, Bezzâr da isnâdı sâlihtir dediler. Benzerlerini, Ebû Dâvud (3800), Tirmizî (1726), İbn-i Mâce (3367) Taberânî (es-Sağîr:1111, el-Kebîr:6124,6159), Dârekutnî (4:298), Beyhaki (10:12) ve diğerleri merfû’ ve mevkûf bir çok yolla rivâyet etmişlerdir.], Geniş bilgi ve tahlîller için İbn-i Receb el-Hanbelî’nin Câmiu’l-Ulûm ve’l-Hikem’ine bakılabilir: 2/150-173, Müessesetü’r-Risâle, 1412 Bir usül kaidesi vardır; “Eşyada (her şeyde) asıl olan haramlığına bir delil yoksa ibahadır (mübah olmaktır. Mübah;
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
RABITA-İ ŞERİFE -1-
Rabıta-i şerife, vasıl-ı ilallah olmaya (manen ALLAH’a ulaşmaya, yaklaşmaya) vesiledir. Rabıtayı inkâr edenler ya rabıtanın neyden ibaret olduğunu bilmiyorlardır ya da tarikatın amacını anlamıyorlardır. Tarikatın asıl amacı; kişinin, ameline devamlılık kazandırmak, amelini arttırmak ve imanda yakîne, ihsan makamına (ALLAH’ı görür gibi ibadet etme haline) ulaşabilmesini sağlamaktır. Rabıta inkârcıları rabıtanın şirk olduğunu söylerler. Ancak rabıtanın şirk olduğuna dair, ayet değil, sahih hadis değil, zayıf bir hadis bile delil getiremezler. Sadece müşriklerin kendilerine ibadet yaptıklarını itiraf ettikleri putlarla alakalı ayetleri tamamen dar kafalarına göre yorumlayıp kendilerini avuturlar. Hâlbuki en cahil sofi bile şeyhine ibadet etmenin şirk olduğunu bilir ve asla böyle bir şey yapmaz. Biz ise rabıtayı, Kitap (Kur’an), sünnet, icma, kıyas ve aklî delilleriyle ortaya koyacağız inşallah… RABITANIN AYETLERDEN DELİLLERİ: “O'na (yaklaşmaya ve varmaya) vesîleyi arayınız.” (Mâide: 35) Şimdi bir aklı evvel çıkıp buradaki vesile rabıtadan başka bir şeydir derse, biz de deriz ki, bu ayette ALLAHımız celle celalühu vesileyi mutlak söylemiştir yani her türlü vesile bu ayetin kapsamındadır. Ancak ayet ve hadislerde yasaklanmış olanlar müstesnadır (hariçtir). Çünkü onlar Şâri’ celle celaluhu tarafından yasaklanmıştır. Zaten ALLAHımızın yasakladığı vesilelerle ALLAH’a yaklaşılamayacağı herkesin malumudur. Rabıtayı, vesilenin dışına çıkarabilmek için vesilenin mutlak olarak zikredildiği bu ayeti kayıtlayacak bir delil lazımdır. Delil yoksa neuzü billah bu, ALLAH’a dinini öğretmeye çalışmak olur. Vesilenin manası mutlak olunca rabıta da buraya dâhildir ve vesilelerin en üstünüdür. Çünkü vesile Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve O’nun yolunu takip eden varisleri olan
Din
Rabıta ne demek
Müridin kalbini, ALLAH’ın peygamberlerinden birine veya hususen Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e ve yahut onların varisleri ve vekilleri konumundaki evliyadan birine tam bir sevgi ve samimiyetiyle bağlamasından ibarettir. Bu, ALLAHımızın: “Ey imân edenler! ALLAH’tan korkun ve sâdıklar ile beraber olun.” (Tevbe: 119) ayetinin manasıdır. Mürid onlarla beraber bulunma imkânı olursa cismen ve bedenen, eğer böyle bir imkân yoksa o zaman ruhen ve manen (rabıta ile) onlarla beraber olur. Büyüklere gıyablarında rabıta etmek ise, onların suret ve siretlerini (manevî hâllerini, ahlâklarını) tahayyül ederek (düşünerek) onlara benzemeye çalışmak, manevi ve maddi tavırlarını düşünerek onlar gibi olmaya gayret göstermekle mümkündür. Nasibi olanlar, bir tarikata intisab edip daha detaylı bilgi sahibi olabilirler.
Din
ŞU DUAYI ÇOK YAP!
رَبِّ اَوْزِعْنٖى اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتٖى اَنْعَمْتَ عَلَیَّ وَعَلٰى وَالِدَیَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰیهُ وَاَصْلِحْ لٖى فٖى ذُرِّيَّتٖى اِنّٖى تُبْتُ اِلَيْكَ وَاِنّٖى مِنَ الْمُسْلِمٖينَ Ey Rabbim! Bana ve anne babama lütfetmiş olduğun sayısız nimetlerine şükretmemi ve kendisinden razı olacağın pek çok salih amel işlememi bana ilham et! Benim neslimden gelenleri de salihlerden eyle! Şüphesiz ki ben (razı olmayacağın şeylerden) sana tevbe ettim ve muhakkak ki ben müslümanlardanım! (Ahkaf Suresi 15) Çünkü ALLAH teala bu duadan sonra şöyle buyuruyor: "İşte yaptıklarının en güzelini kendilerinden kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler, cennetlikler arasındadırlar. Bu onlara vaad edilmiş olan dosdoğru bir sözdür." (Ahkaf Suresi 16)
1000Kitap