Zaman zaman beni saran hüzünlerin, hayat bıkkınlığının bir ruhi hastalık alameti olmasından korkardım.Bir kitabı okurken geçen iki saatlik ömrümün birçok senesinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
“Ben böyleyim işte!”dedi. “Ben garip bir kadınım… Benimle ahbaplık etmek isterseniz birçok şeye tahammüle mecbur kalacaksınız… Çok manasız kaprislerim ,birbirine uymaz saatlerim vardır… Hülasa arkadaş olduğum kimseler için pek müziç ve anlaşılmaz bir mahlukum..”
“Ben de yalnızım…” dedi.Bu sefer benim ellerimi kendi avuçlarının içine alarak: “Boğulacak kadar yalnızım!” diye devam etti, “Hasta bir köpek kadar yalnız…”