Konusu ilgimi çeken bir kitaptı ve uzun zamandır okumak istiyordum hatta sabırsızlandığımdan ilk filmini izledim kitabını okuyamadım neden diye sorarsanız eğer bende tam bilmiyorum sanırım okuyasım gelmedi.
Daha önce de agatha christie'nin on kişiydiler kitabını okumuştum ve sevdiğimi söyleyebilirim o yüzden bu kitabı da merak ediyordum ama sanırım filmini daha önce izlediğimden katilin kim olduğunu bilerek okumaya başladım ( bu arada filmi de izleyebilirsiniz hatırladığım kadarıyla o da güzeldi) o yüzden on kişiydiler kadar sarmadı. Benden kaynaklı bir sorun o yüzden kitaptan çok puanda kırmadım sadece okurken biraz öylesine okumuş hissettim bilmiyorum polisiye okurken katili tahmin etme kısmında bir gerilim ya da herhangi bir duygu hissetmem gerekiyor diye düşünüyorum ( çok polisiye okumadığımdan polisiye kitabını nasıl değerlendireceğimden emin değilim)
Neyse kişisel düşüncelerin yanında konusuna gelelim
Bir dedektifimiz var ve bu dedektifin istanbuldan paris'e gitmesi gerekiyor ve bütün vagonlar dolu bir kişi gelmeyince onun yerine geçiyor, vagona biniyor ve oradaki yolcuların bazılarıyla tanışıyor neyse sonrasında gece cinayet işleniyor ve bu cinayetin soruşturmasında da dedektifimiz üstleniyor ayrıca tren de karların yoğunluğundan yollar da kapandığından tren rötar yapmış durumda, o halde katil kim?
Sonuç olarak kitap fena değildi konusu da güzeldi ama okurken pek eğlenemedim üstte açıkladığım sebeplerden kaynaklı eğer filmini izlemeseydim daha çok severdim eminim sonu bu arada katil bulunuyor ama biraz açık uçlu bitiyor sanki kitabın tüm amacı sanırım katilin bulunmasıydı bu yani da sevemedim bulunduktan sonra ne oldu onu da bilmiyoruz gerçi on kişiydiler de de öyleydi hatırladığım kadarıyla görevlerini yapıyorlar ve bitiyor kitap.
Not: kitapta türkiyeyle