YapraK

YapraK
@Yprkkrtlms
Hiç boks maçına gittiniz mi? İlk önce bakamayız bile! Sonra birdenbire heyecanlanırız, bir tarafı tutarız. Bir an evvel kafi derecede kuvvetli olmamasına kızarız, haykırırız. “Haydi“ deriz, daha kuvvetli! Daha müthiş! Deriz ve öyle olmadığı için üzülürüz. fakat hangimiz o esnada o adamın yerinde bulunmayı isteriz? Hiçbirimiz, değil mi? Bunlar da öyle işte… Mücadeleyi bizim tarafımızdan seyrettiler. Ve bizi alkışladılar. O anda çok samimi idiler. Fakat şimdi siz, Ringe buyurun! Deyince iş değişti. Burada kendi menfaatleri, kendi emniyetleri var! 
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Younger
Sizler hangi dizi/film izliyorsunuz?💫
Muhteşem bir pazar olması için elimden geleni yapacağım🙏🌟
Okuduğum Zaman Aklımdan Çıkmayan Kitaplar
1.Son Ada(Zülfü Livaneli) 2.Mutluluk( Zülfü Livaneli) 3.Gece Yarısı Kütüphanesi( Matt Haig) 4.Hekim( Noah Gordon) 5.Rezonans Kanunu (Pierre Franckh) 6. Satranç( Stefan Zweig)
1929 yılında George Sylvester ona, keşiflerinin bir sezginin mi yoksa ilhamın mı ürünü olduğunu sorduğunda, Einstein, “ hayal gücümden özgürce faydalanabilecek kadar başarılı bir sanatçıyım, ki bence bu, bilgiden çok daha önemli bir şey. Bilgi kısıtlıdır. Hayal gücü ise dünyayı kuşatır, “ diye karşılık vermiş. Eğer hayal gücü olmasaydı, büyük bilim adamı düz Mantık’ın ve kolay erişilebilirlerin sınırları içinde tıkanıp kalmış olacaktı.