RK

Aya sordu: "Sizce bunun sebebi nedir? Yani, bir insan diğer insanın yaşam özgürlüğünü nasıl alabilir, bir insan nasıl bu kadar kötüleşir?" Bartolome Aya'ya döndü. Ardından gözlerini yere dikti. "Dünya hırsı büyük bir hırstır" dedi. "Yaşama tutkusu, şöhret tutkusu, insanı gözleri kör olmuş vahşi bir hayvana çevirebilir."
Reklam
Katılımcılar pür dikkat Martin Luther King'e odaklanmışlardı. Ses tonu o kadar güçlüydü ki, sabaha kadar kendisini odak kesilmeksizin dinletebilirdi. "Özgürlük kavramı" dedi King. "Bir insanın, doğuştan geldiği haliyle, bir insan olarak diğer insanlarla denk şekilde kabul edilebilmesiyle başlar. Kısa, uzun, güzel, çirkin, kilolu, zayıf, sağlıklı, hasta, siyah, beyaz, kadın, erkek... Hiçbir değişken, insanı insanlık kategorisinde eşit muamele görmekten geri tutamaz. Kişisel olarak uzun boylu insanları daha çok sevebilirsiniz ya da kendi milletinizden doğan biri size daha yakın gelebilir. Ancak, bunların hiçbiri hukuki ve toplumsal konularda ayrım söz konusu olamaz. İnsan, çeşitli çaresizlik, yoksunluk ve korkular içinde doğup büyüyen bir varlıktır. Hayat boyu karşısında, kontrol gücünü aşan birçok problem, doğal veya kültürel sayılı engeller bulunmaktadır. Hal böyleyken, kimseye bir eksiklik atamakla bir şey kazanamayız. Ne var ki, böylesi ahlaki de değildir de. İnsanı insandan, kadını erkekten, genci yaşlıdan, zengini orta halliden ayıran tek şey, karakterleri ve yetenekleri olmalıdır."

RK

, bir kitabı yarım bıraktı
İskender Pala
8.6/10 · 48,9bin okunma
"Denge madde lehine bozulunca insanın nefsi, mana lehine bozulunca da ruhu öne çıkıyor, biri diğerini bastırıyor Can Yunus!" dedi elimi tutarak, sonra devam etti, "Bazı insanlar maddeye çok düşkünlük gösterdiklerinde manadan uzaklaşıyor, bazıları da maddeyi önemsiz bulduklarında veya sahip olamadıklarında mana kapısını aralıyorlar. Sen ve ben Can Yunus, sen ve ben, kader defterinde inşallah mana kapısına yazılmış olalım!"
Madde tükenince geride bıraktığı boşluğu mana doldurur; yahut mana yükselince madde bedeni terk edip gidermiş. Zaten Allah da insanı bu madde-mana dengesi üzerine yaratmış. İnsanın içinde, her biri yarı yarıya etkin imiş. Mutlu olmak veya iyi kulluk edebilmek için maddenin göstergesi olan beden, eller, ayaklar, kirpikler, gözler ile mananın göstergesi olan düşünce, duygu, iman gibi bahisler birbiriyle dengeli tutulmalıymış.
Reklam