"Neden mi buradayım? Burada olmazsam zaten gidecek başka bir yerim olmayacak ki! Babamın evine dönüp ne yapaydım? Düşman ne zaman gelip de bizi kesecek diye beklese miydim? Bugün güvenli
sandığın yer yarın mezarın Ahmet Muhtar. Ben kaderimi düşmanın insafına bırakmaktansa, buraya o mezarı kazmaya geldim. Hem kendime hem onlara."
Biz bu mayası güzel insanlara hiçbir şey yapamadık. Kanun-Esâsî evvelinde bu insanlar sadece öşür alırken, harac-i mukasem toplarken ya da harbe asker lazım olduğunda akla gelirdi. Payitahttaki gayrimüslimlerin yarısı kadar değerleri olmamıştı.
Bu unsurların meclisteki mümessilleri nazırlık istiyordu. Eşraf için valilik istiyorlardı. Fakat bu Türk vatanı için kalplerinden ve ruhlarından bir şey vermiyorlardı.