Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·141 syf.··
2023 148. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2023 22:26
Twitter'da bir zamanlar şöyle tweetler vardı: Bir manzara resmi paylaşılır ve burası Finlandiya olsaydı beğenirdiniz ama burası Aydın... Gibi bazen sitemli bazen de espirili paylaşımlar olurdu. Ben de, Çağlayanlar yazarı bir Hans ya da bir İvan olsaydı beğenirdiniz ama o Ahmet Hikmet:) İşin şakası bir yana böyle bir yazarı geç tanıdığım için kendime kızamıyorum. Kızmam gereken o kadar fazla kişi var ki bana sıra gelmez. Edebi dili, toplumsal olayları, tatihi ve milli değerleri Namık Kemal gibi vatan şairi kalitesinde muhteşem bir kalem. Daha önce Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay, Peyami Safa için söylediklerimi tekrar etmemek adına kısa kesiyorum. Sadece şunu ifade edeyim. Zekanızın ve kültürünüzün "daha fazla" gelişmesi için kendi dilinizde yazılan eserlere hakim olmalısınız... Okunup okutulması ve tanınması dileğiyle:)
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Ötüken Neşriyat · 20172,340 okunma
8/10
·141 syf.··
2018 35. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2018 20:46
"Bu kitabı sizi düşünerek,sizin için yazdım.Bela gecelerinde,yaşım sızarak,yüreğim sızlayarak yazdım.Bu satırları yazarken masallarımı süslemedim.Senin ruhun gibi sade olmasını istedim.Ötesinde,berisinde eğer varsa,göreceğin özentiler sana beğendirmek,gururunu okşamak içindir.Gurur!O,her Türk'ün yaratılışındadır.Biz birbirimizi bundan tanırız değil mi?" Ahmet Hikmet Müftüoğlu ŞİŞLİ,1922 A.Müftüoğlu Çağlayanlar'ı tamamen milli ve vatani duygularla yazmıştır.Konusu Türk tarihinden,Türk destanlarından ve şahit olduğu savaşlardan olan hikayeler Türk edebiyatındaki yerini almıştır. Yazar bazı gerçekleri çivi gibi çakıyor insanın yüzüne.Hikayelerini aslında o çağın insanlarına değil de daha sonraki nesillere öğüt mahiyetinde kaleme almış.Günümüzün siyasi yapısını 1920'lerden resmini çekmiş ve kaleme dökmüş.Bunları da anekdotlarıyla bir bir hikayelendirmiştir.
Edebiyat
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Ötüken Neşriyat · 20172,340 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2017 61. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2017 07:19
Kitap aslında iki günde bitti ama yarışma kitabı olduğu için bir kez daha okuyup notlar aldım. Kitap kısa kısa öykülerden oluşuyor. Ben Servet-i Fünun edebiyatını kusurlu bir dönem olarak görsem de bu yazar o kadar da anlatıldığı ya da öğretildiği gibi değil biraz daha sade dili diğerlerine göre. Hoşuma gitti. Yarışma kitabı olmasaydı da okunabilecek bir kitapmış. Keyifli okumalar. ( Bana dua edin de kazanıyım arkadaşlar.) :)))
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Ötüken Neşriyat · 20172,340 okunma
10/10
·141 syf.··
2017 18. kitabı
Öğretmen olsam bütün öğrencilerime okuturdum bu kitabı hatta imkanım olsa hepsine hediye ederdim. İçinde öykülerde hem özeleştiriler hem de övgüler var, tarih sevenler için çok faydalı bilgilerde var. Okurken bazen hüzünlendim bazen de gururlandım. Yazarın önsözü bile bir manifesto niteliğinde. Bana kitap soran herkese öneriyorum...
Edebiyat
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Ötüken Neşriyat · 20172,340 okunma
Ahmet Hikmet Müftüoğlu
Puan vermedi·141 syf.·
2023 7. kitabı
Kitabı ve yazarını ah bilgelik yolunda cahil bendeniz bilmiyordum. Özür dilerim ağaç hamurundan dokunmuş sayfalar, boncuk boncuk üzerine kondurulmuş tarihi milli ruhlu heceler. -ens-
Tarih
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Ötüken Neşriyat · 20172,340 okunma
Puan vermedi·141 syf.··
2025 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 21:18
Yazarimiz kelimelerle Türkün ruhunu çaglatmis Yitirdiğimizi sandığımız her şey aslında içimizde. Yeter ki uyandıracak bir ses olsun… Çağlayanlar Ahmet Hikmet Müftüoğlu
Türk Tarihi
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Ötüken Neşriyat · 20172,340 okunma
Çağlayanlar
7/10
·141 syf.··
2023 6. kitabı
Vatan sevgisi, millet sevgisi, Türk ve Türkçülük üzerine kaleme alınmış çok sayıda hikayelerin bir araya getirilmesinde oluşan bir eser olmuş. Dili biraz ağır ve çok sayıda eski Türkçe kelimeler olduğundan kaynaklı bazı hikayeleri tam olarak anlamakta zorluk çektim.
Edebiyat
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Ötüken Neşriyat · 20172,340 okunma
Bu Sazın Ahengini Bu Kez BEN Duydum!
Puan vermedi·141 syf.··
2018 46. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2018 18:58
İncelememe bu kısma yer vermeden başlamak istemedim. BU KISMI ÖZELLİKLE OKUYUN ŞİDDETLE TAVSİYE EDİYORUM! ~~~ "Türkeli Zeybeklerine Bu kitabı düşünerek, sizin için yazdım. Belâ gecelerinde,yaşım sızarak, yüreğim sızlayarak yazdım. Ey Türk! Bu satırlarda mâzînin destanlarını, hâlinin hicran- larını söylemek ve inlemek istedim. Bir keman gibi... Bu kemanı ana vatanın sînesinden yonttum. Tellerini kalbi-nin damarlarından çıkardım. İstedim ki bu sazın âhengini yalnız sen duyasın. Bu acıklı iniltiler yalnız sana dokunsun. Cihânın târihi, vatanı uğrunda senin kadar uğraşan, kanını döken bir millet daha gösteremez. Senin kadar kimse kendi vatanına sâhip olmağa hak kazanmamıştır. Bu vatan ya senin- d okir, ya kimsenin!... Dünyânın her tarafındaki taşsız mezarların, azametinin mâ-likâneleridir. Göğsünde tutuşan gönül, gönül değil, cebhâne oldu. Bu uğurda parçalandıkça kînin ve feyzin çoğaldı. Ey Zeybek! Bu kitabın yapraklarını hançerinle yırt! Ve han-çeri onun kalbinin üzerinde bırak! Bundan sonra silâhının siperi bir kitap olsun..." ~~~ Türkeli Zeybeklerine” başlığıyla yazdığı sunuşta belirttiği gibi, “Bu vatan ya senindir, ya kimsenin!” diyerek okura seslenen, onu vatana, örf, adet ve dinine sahip çıkmaya çağıran 16 hikayeden oluşuyor. Biraz Dede Korkut hikayelerini anımsatan hikayeleri var ve bazılarında 1920'li dönemleri anlattığı görülüyor. Milli Edebiyat ruhuyla kaleme alınmış olup , Serveti Fünun dönemi dili de yer yer kullanılmıştır. Dilde sadeleşme dönemi eserlerinden olduğu bellidir. 16 hikayeden en çok beğendiğim "Bayram" oldu. Gerçekten iç çektiğim bir bölümdü. Aşırı duygulandım... Hasret kaldığımız o bayramları anlattığı için sanırım. Tarih severlere kesinlikle tavsiye
Tarih
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Ötüken Neşriyat · 20172,340 okunma
10/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2020 22:10
Tâbir etmek biraz güç. Kitabı bir günde bitirebildim, ve biraz evvel onu masanın üstüne bıraktığımda üzerimde kalan his, ne denli muhteşem bir Türkçe kullanılarak neşredilmiş bir eser okuduğum oldu. Klasik Türk şiiri yahut klasik metin okuması yapmamış olanlar dilini anlamayacaklardır ancak dile biraz aşinalık, zira ağır bir dili yok, bu eserden azami istifadeye kifayet ediyor. Çağlayanlar, dönemin Türkçü fikrinin klasik bir tecessümü. İslamlığın Türklüğe mündemiç telakki edildiği ilk dönem Türkçülüğü desek daha doğru olacaktır. Bu hal, fikirlerim ve yaşantım hasebiyle kitabın benim için câzibesini artırıyor. Tema oldukça kuvvetli aslında, fakat dilin fevkalade güzelliği, bana kalırsa temayı bile geride bırakıyor. Çağlayanlar ve Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun kusursuz Türkçesi ile tanışmamız bu kadar geç olduğu için üzülüyorum bile. Onun için bana bu kitabı hediye eden (çünkü muhtemelen bana sürekli okumamı telkin etmekten bıktı, ve nihayet bana kendisi almaya karar verdi) sevgili Fatma’ya da bir kere daha teşekkürlerimi arz ediyorum :)
Edebiyat
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Ötüken Neşriyat · 20172,340 okunma
Milli Şuur
Puan vermedi·141 syf.··
2022 28. kitabı
Türk tarihinin farklı dönemleri ele alınarak ortak olarak tarih bilinci, milli şuur ve Türk-İslam mesajı verilmiş. 100 sene öncesine de 100 sene sonrasına da ait fikir taşıyan bir eser.
Edebiyat
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Ötüken Neşriyat · 20172,340 okunma

Yazar Hakkında

Ahmet Hikmet MüftüoğluYazar · 5 kitap
Ahmet Hikmet Müftüoğlu Yazar ve diplomat. 1870 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Müftüoğlu Sezai Beydir. Dedesi Yunanlılar tarafından şehid edilen Mora Müftüsü Abdülhalim Efendidir. Dedesinin müftü olması sebebiyle "Müftüoğlu" adını almıştır. Ahmed Hikmet, sık sık hastalanması sebebiyle okula muntazaman devam edememesine rağmen, Dökmecilerdeki Taş Mektebi ile Mahmudiye Vakıf ve Soğukçeşme Askeri Rüşdiyesini bitirerek Galatasaray Mekteb-i Sultanisine girdi. Dördüncü sınıftayken ilk eserinin basılışı edebiyata ilgisini artırdı. 1888'de Galatasaray'ı bitirdi ve Hariciye Nezareti Umur-ı Şehbenderi Kalemine memur tayin edildi ve vazifesi dışında Fransızcadan roman tercümeleri yaptı. Marsilya, Pire ve 1890 yılında da Kafkasya'ya gönderildi. Sefaretlerde çalışan yazar, 1896'da İstanbul'a dönerek Umur-ı Şehbenderi Kalemi Ser-halifeliğine getirildi. Meşrutiyete kadar Hariciye Nezareti merkezinde çalıştı. Bir yıla yakın Nafia Nezaretinde, Ticaret Müdiriyet-i Umumiyesinde vazife aldı. Tekrar Hariciye Nezaretine dönerek 1912'de Peşte Başşehbenderi oldu. Bu tarihe kadar geçen zaman içinde Ahmed Hikmet, 1908 yılında Türk Derneğinin ve 1911 yılında da Türk Yurdu'nun kurucu üyesi olarak hizmet verdi. 1918'de İstanbul'a dönen yazar, 1924 yılında Halife Abdülmecid Efendinin Ser-karinliğine, iki yıl sonra da Hariciye Vekaleti Müsteşarlığına getirildi. Anadolu-Bağdat Demiryolları İdare Meclisi Azalığı ve Elektrik Şirketi İdare Meclisi Azalığı görevlerini de üstlendi. Ahmed Hikmet 19 Mayıs 1927 günü karaciğer kanserinden öldü. Ahmed Hikmet'in edebiyat merakı daha lise yıllarında başlamıştı. Bu alandaki merakının, aileden gelen bir haslet olduğunu ifade eder. İlk olarak Asır Kütüphanesi neşriyatı arasında çıkan Leyla Yahut Bir Mecnunun İntikamı yayınlandı. Daha sonra Fransızcadan Tuvalet ve Letafet ve Bir Riyazinin Muaşakası adlarında iki eser tercüme ettiyse de, doğu ile batı kültürünün çok farklı olduğunu görerek bir daha eser tercüme etmedi. Servet-i Fünun devrinde, İkdam ve Servet-i Fünun dergilerinde yazdığı hikaye ve nesirlerini 1901 yılında Haristan ve Gülistan adlı eserlerde topladı. Bu iki eserinde Ahmed Hikmet Müftüoğlu, daha iyi tesir yapmak, gönülleri heyecanlandırmak için mübalağalı bir üslub kullandığını, ağır ve anlaşılması güç Servet-i Fünun dilini işlediğini ve hayal mahsulü konular anlattığını bizzat kendisi söyler. Kendisinin de ifade ettiği sebeplerden dolayı bu iki eseri fazla itibar kazanamamıştır. İkinci Meşrutiyetten sonra, zamanın modasına uyarak o da Turancılık edebiyatı akımına uymuştur. Bu akıma bağlı olarak yazdığı yazıların büyük kısmını Çağlayanlar (1922) adlı eserinde toplamıştır. Bu eserinde yazar arı Türkçeciliğe yönelmiş, fakat bu defa da kelime uydurma ve Servet-i Fünundan kalma hayalcilikten kendini kurtaramamıştır. Gönül Hanım adlı romanı Tasvir-i Efkar Gazetesinde tefrika edilmiş ve 1970'de kitap olarak bastırılmıştır. Ahmed Hikmet, yazılarında daha ziyade kelime bulmaya ve üsluba dikkat ettiği için, konulara dikkat etmemiş ve bu yüzden zamanındakilerin ayarında bir edebiyatçı olamamıştır. Eserleri: Patates (ilmî, 1890) Leyla yahud Bir Mecnunun İntikamı (hikaye, 1891) Tuvalet yahud Letafet-i Aza (tercüme ve ilaveler, 1892) Bir Riyazinin Muaşakası yahud Kamil (tercüme, roman, 1892), Haristan ve Gülistan (hikaye, 1901), Gönül Hanım (roman tefrikası, 1920), Çağlayanlar (hikaye, 1922). Bir Tesadüf Kadın Ruhu Beliren Simalar Salon Köşeleri Bir safha-i kalb Silinmiş Çehreler