7,1/10  (43 Oy) · 
146 okunma  · 
28 beğeni  · 
1.608 gösterim
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü' İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve öğretmenlere, kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak herkese yararlı olacak niteliktedir.
  • Baskı Tarihi:
    2005
  • Sayfa Sayısı:
    148
  • ISBN:
    9786054138227
  • Yayınevi:
    Elips Kitap
  • Kitabın Türü:
Bayan Okur 
09 Mar 22:45 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Kitap aslında iki günde bitti ama yarışma kitabı olduğu için bir kez daha okuyup notlar aldım. Kitap kısa kısa öykülerden oluşuyor. Ben Servet-i Fünun edebiyatını kusurlu bir dönem olarak görsem de bu yazar o kadar da anlatıldığı ya da öğretildiği gibi değil biraz daha sade dili diğerlerine göre. Hoşuma gitti. Yarışma kitabı olmasaydı da okunabilecek bir kitapmış.
Keyifli okumalar. ( Bana dua edin de kazanıyım arkadaşlar.) :)))

Zafer KORKMAZ 
25 Şub 2016 · Kitabı okudu · 39 günde · Beğendi · 7/10 puan

Ahmet hikmet Müftüoğlu'nun Çağlayanlar kitabı çok güzel öykülerden oluşuyor.
Bu eser bir kesim tarafından Türk klasikleri arasında değerlendirilirken,diğer bir kesim tarafından klasik olarak kabul edilmemektedir.Şahsi fikrim bir klasik olduğu yönünde.Zira öyküler yazıldığı dönem itibariyle değerlendirildiğinde topluma verdiği mesajlar ve yazın kalitesi açısından çok başarılı.
Yazar Müftüoğlu yazarlık serüveninin başlarında Servet-i Finun edebiyat akımının etkisi altında kalmış.Daha sonra Milli Edebiyat akımının etkisiyle kalemini kullanmıştır.
Çağlayanlar'daki öyküleri okuduğunuzda duygu olarak Milli akımın etkisini çok net hissederken,kullandığı dilin Servet-Finun akımının etkisinden kurtulamamış olduğunu göreceksiniz.
Her halukarda o dönemin en önde gelen öykü kitaplarından biri olduğu kanaatindeyim.Okumanızı öneririm.
Kitap sizi aşağıdaki şu güzel cümlelerle karşılayacak;
"Bu kitabı sizi düşünerek sizin için yazdım.Bela gecelerinde,yaşım sızarak,yüreğim sızlayarak yazdım.
Ey Türk!Bu satırlarda mazinin destanlarını,halinin hicranlarını söylemek ve inlemek istedim.Bir keman gibi...
Bu kemanı ana vatanın sinesinden yonttum.Tellerini kalbinin damarlarından çıkardım,istedim ki bu sazın ahengini yalnız sen duyasın.Bu acıklı iniltiler yalnız sana dokunsun"
Keyifli okumalar.

Ayşe Nur 
26 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kısa kısa öykülerden oluşan kolayca okunabilir bir eser. Çoğu öykünün altında tarih yazıyordu bu yüzden yaşanmış olaylar mı pek anlayamadım. Yurtdışında okuyan o iki TÜRK öğrencinin yurduna, savaşa gelmesini anlatan, ülkesi için faydalı işler yapmaya çalışan insanları okudukça içimden VATAN SİZE MİNNETTAR dedim durdum.

Fatma Çatal 
27 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 5/10 puan

" -Evet, bu zavallı vatanın yarasını kanatan sizsiniz, sizin gibi onu beğenmeyenler, ona i'timad etmeyenler, dâima onun kusurunu gören onun sevgilileridir. "
Fakat bu kadar turan hayali kuran bir yazarın bu kadar yabancı kelime kullanmış olması tam bir hayal kırıklığıydı. Türk milletinin mimaride, dansta, edebiyatta hiç de geri kalmadığını anlatmak için Farsça, Arapça kelimeler kullanmak ne kadar etkili olabilir? Gerçek Türkçülük bunu mu gerektirir?

Yakup Bal 
12 Tem 18:02 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitap, kısa hikayelerin toplanmasıyla oluşmuş bir eser. Bu hikayelerin ortak noktası, vatan sevgisini, millet benliğini okuyucuya aşılama çabası. İşini yapmış mı? Gayet abartılı bir şekilde evet. Bu abartıdan kasıt olumlu ya da olumsuz da anlaşılabilir. Okuduğunuz zaman hafif ırkıçılık mı kokuyor diye zerzenişte bulunma olasılığınız yüksek. Türk edebiyatı klasikleri arasına girmiş şahane eserlerin arasında solup gidebilecek bir edebi eser. Bana göre sıradan eserlerden bak şu yönüyle farklılık katmış diyebileceğim bir yanı yok. Eklemek istediğim diğer bir husus da, eserdeki hikayelerin; olay üzerinden verilmek istenen mesajı haddinden fazla açığa vurur bir düsturla okuyucuya sunulması. Yani kısa hikayelerle birlikte kısa denemelerin peşi sıra geldiği bir eser olmuş diyebiliriz.

alper 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

"...Türk'ün milli şairi Fuzuli'dir. İnsanlara saadet vadeden aşk bile Türkler için beladır. Ah Şark'ta bela olan aşk, safa olan muhabbetten bin kere çok değil midir?" (Çağlayanlar, 110. sayfa, Ahmet Hikmet Müftüoğlu) Çağlayanlar, milli duygularla yoğrulmuş hikayelerden oluşuyor.

Elif Bilge 
21 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazar, kitabında bizlere bölümler halinde sunmuş olduğu destanlar, hikayeler ve anılarla; okurda yoğun bir Türklük bilinci oluşturmakta. Bu topraklarda yaşayıp kendini Türk hisseden herkesin okuması, çocuklarına okutması ve kütüphanesinde bulundurması gereken bir kitap...

Nuray Kirik 
14 Oca 2016 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çağlayanlar bir öykü kitabıdır.Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun “Türkeli Zeybeklerine” başlığıyla yazdığı sunuşta belirttiği gibi, “Bu vatan ya senindir, ya kimsenin!” diyerek okura seslenen, onu vatana, örf, adet ve dinine sahip çıkmaya çağıran hikâyeler toplamıdır. Bunların sayısı on yedidir.

Kitaptan 91 Alıntı

Bayan Okur 
29 Mar 20:25 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Türkiye yıpranmış, tozlu, ciltsiz lakin mühim, müfid bir kitaptır. Onu okumak, tashih edip tab'etmek için sabır ve merak ister."

Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 38)Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 38)
Bayan Okur 
28 Mar 07:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Sen açken düşman sofraları için sana buğday taşıtacaklar. Gençleri kanda, tazeleri gözyaşında boğmak istiyorlar."

Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 13)Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 13)
Bayan Okur 
30 Mar 07:30 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Ah bu vatanda her şehide bir taş dikilseydi, memleketimiz baştanbaşa bir kabristan kesilirdi be bu türbelerin kandilleri için göğün yıldızları kâfi gelmezdi."

Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 49)Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 49)
Yunus Emre Dilsizmen 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Birkaç gün Fransa'da kalmakla kendi vatanındaki güzellikleri görememek körlüktür, nankörlüktür.

Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 31 - Ötüken Neşriyat)Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 31 - Ötüken Neşriyat)
Yunus Emre Dilsizmen 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Herkes sırasını, haddini, mevkini bilecek, herkes büyüğünü tanıyacak, sayacak. İşte o kadar... Bu iki kelimecik milyonlarca halkı idâreye kâfi idi:
Sıra, saygı!...

Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 56 - Ötüken Neşriyat)Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 56 - Ötüken Neşriyat)
Bayan Okur 
06 Nis 18:09 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Ey Türk ili! Viranelerinin enkazıyla, ma'mûreler süslenir. Sen nasıl bir ocaksın ki soğumuş küllerinde ateşler gizlidir."

Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 101)Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 101)

Ey Türk! Cihanın tarihi, vatanı uğrunda senin kadar uğraşan, kanını döken bir millet daha gösteremez. Senin kadar kimse kendi vatanına sahip olmaya hak kazanamamıştır. Bu vatan ya senindir, ya kimsenin...

Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 15 - Alkım)Çağlayanlar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu (Sayfa 15 - Alkım)