Lübnanlı aydının aklı, yarılmış bir akıldır; otuz yıldır sahnelenip duran oyunu izliyor. Sonra uyumak üzere evine gidiyor.
Bu aydın aklı üç temel hastalık taşıyor: Bencillik, ilgisizlik, korkaklık.
Lübnanlı aydının aklı bencildir; anlık çıkarından, servet toplamak için pratik yoldan başka bir şey düşünmez.
(...)
O ilgisizdir. Olaylarla ilgilenmez, onları tartışmaz, eleştirmez; bir şey veya kişi hakkında görüş sahibi olmamaya tutkundur hep. Kendisini görevinde, uğraşında, ticaretinde, malında mülkünde sıkıntıya düşürecek herhangi bir söz sarf etmemeye tutkundur.
Mahfuz'un Yüsriya'sı Beni eğlendirmek için elimi eline alıp avucumu açtı. 'El falına bakayım' dedi. Avucumdaki çizgileri inceleyerek bilinmeyeni okudu; ama ben onun o güzel yüzüne dalıp gitmiştim.