Devletle siyasal toplum birbirine karıştırılırsa, kısa zamanda toplumsal çıkarların çokluğu devletin birleştirici eylemine çarpar. Siyasal toplumla sivil toplum birbirine karıştırılırsa, egemen ekonomik çıkarların basit bir yayılımı olarak belirmeyecek siyasal ve hukuki bir sistemin nasıl yaratılabileceği kestirilemez.
Devletin ve aynı zamanda kiliselerin (din kurumlarının), ailelerin ya da şirketlerin erkini sınırlayan temel hakların tanınması demokrasinin varlığı için kaçınılmazdır.
Yönetilenler yönetimle ilgilenmiyor, siyasal bir topluma değil de yalnızca bir aileye, bir köye, bir iş alanı kategorisine, etnik bir topluluğa, dinsel bir mezhebe ait olduklarını duyumsuyorlarsa, yöneticilerin serbest seçimle belirlenmesi ne işe yarar?