Her nefes aldığım güne bir nazım anısını sıkıştırdım Ömrüm boyunca. Ömrüm boyunca diyorum çünkü benim Ömrüm ona rastladıktan sonra başladı. Öncesi yalandan hayat oyunları...
Kahkahalarıyla gözlerinden sızan Nazım on kaderinden kimsenin haberi olmuyordu.
Sonbahar, ilkbahar ve diğer zıt mevsimler gibi ruh halleri ile yaşamaya alışmıştı. En çok da sise kapladığı geçmişini görünür kıldığında fırtına kopartıyor, kendini kilitlediği odasında ruhundaki sarayın camını çerçevesini kırıp döküyordu...
Bu gece içmek istiyorum. Bendeki seni unutacak, silip atacak, parçalayıp yok edecek kadar içmek istiyorum. Belki bir sigara dumanının içinde göğe yükselmeli ve bir daha ciğerlerime ve hücrelerime geri dönmemelisin...
İçinde yaşamayı hayal etmediğim bir cennetti seninle olmak. Gel dedin geldim hakikaten. Fırtına, deprem, tipi ne olursa olsun kal dedin, kaldım. Her şeye rağmen daima Gül dedin, güldüm. Şimdi senden çekip diliyorum öl dedin öldüm sevgilim...