Kaçarken akılalmaz katliam yapıyorlardı.
Sivil halktan öç alıyorlardı.
Polatlı’da henüz iki saat önce doğum yapmış olan genç bir kadını kıstırdılar, peşpeşe tecavüz ede ede öldürdüler.
Sekiz yaşındaki kız çocuğunun ırzına geçe geçe öldürdü», r.
Son nefesini verene kadar bırakmıyorlardı.
Köylerde, insanlık suçlarının her türlüsü yaşandı.
Kadınlara kocalarının gözü önünde, kızlara babalarının gözü önünde tecavüz edildi, sonra da kadınların, kızların gözü önünde kocalar babalar öldürüldü.
Yaşadıkları nedeniyle aklını yitiren kız çocukları vardı.
Koçaş köyü’nde sekiz yaşındaki Emine’yle on yaşındaki ablası Esmahan, samanlığa saklanmışlardı. Komşu kızı 18 yaşındaki Zeynep de oradaydı. Balyaların arkasında adeta nefes bile almadan d işardaki seslere kulak kabartıyorlardı.
424 Bir Rum kökenli asker içeri girdi.
Türkçe biliyordu.
“Buraya saklandığınızı gördük, dışarı çıkın” diye bağırdı.
“Korkmayın dokunmayacağız” diye bağırdı.
Kızlardan ses seda çıkmadı.
Samanlığı yaktılar.
Alev alev...
Kızlar çıkmadı.