Meltem

Dua elbette çok önemlidir; Allah Resulü (sav) "Kime dua kapısı aralanmışsa, ona rahmet kapıları açılmıştır" "*Dua ibadetin özüdür" "Kabul edileceğine yakinen inanarak, Allah'a dua ediniz" buyurmuşladır (Tirmizi).*Kur'ân'da ise şöyle buyru-ur: "Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin... Allah'a korkarak ve umutla dua edin" (Araf, 55-56). "De ki; eğer duanız olmazsa Rabbim ne diye size değer versin!" (Furkan, 77).
Reklam
Efendimiz (sav); "islamda teşeüm yoktur, tefeül vardır" buyurduğunda, kendisine tefeülün ne olduğu sorulmuş, o da şöyle cevap vermiştir: "Hådiselerin değerlendirilmesiyle alakalı güzel yorumdur "Tefe'ül, olayları iyiye yormak, onları uğurlu saymak ve birakım hayırların başlatıcısı olarak algılamak demektir. Bu kavramın zıddı olan teşe'üm ise; nesneleri ve hadiseleri uğursuz kabul etmek olanları şerre yormak ve sürekli olumsuz ihtimalleri öne çıkarmak anlamlarına gelir
Yersiz korkuların ve vehmi endişelerin bir zararı da, belayı davet etmeleri ve dış tesirleri insanın üzerine çekmeleridir. Insan yersiz şekvalarıyla, o şekvaya denk gelecek musibetle-ri; anlamsız korkularıyla o korkulara denk gelecek tehlikeleri; lüzumundan fazla üzüntüyle o hüzne denk gelecek kederleri; gereksiz yere isyanlarıyla o isyanlara denk gelecek acıları yaşam öyküsünün içerisine davet etmektedir. Hz. Ali'nin, "Allah'im! Senden sabır diliyorum" dediğini duyan Resulullah (sav), " sözünle Allahtan ağır bir imtihan istemiş oldun; O'ndan âfiyet dile!" buyurmuştur (Tirmizi, Deavât, 93). Mevlana Hazretleri de yersiz endişelerin kişiyi eninde sonunda gerçek problemlere sürükleyeceğini uzun uzadıya hikaye ettikten sonra șu iki hadis-i serifi öne çıkarır: "Hasta değilken bastayım demeyiniz, hastalık taslarsanız gerçekten hasta olursunuz. Uydurma hastalık gerçek hastalığı çağırır ve sahibini kandil gibi söndürür." (Mesnevi, Cilt 2, 1066-1067) Vehmi acılar da uydurma hastalıklar gibi nihayetinde sahibini gerçek acılara mahkum eder.
İşte her musibet, insanı bir istidraçtan, yani nimet görünümlü ve Allah'tan uzaklaştıran bir cezadan kurtarmakta; daha zor ve çeldirici olan nimetle imtihanı kaldırıp yerine nispeten kolay bir imtihan başlatmaktadır.
Bediüzzaman Hazretlerine göre, musibet zamanının uzun algılanmasının sebebi, âhirette uzun zaman dilimine tekabül eden neticelerinin daha dünyadayken hissedilmesidir. Üstat, 'uzun hissedilen musibet vaktini', berzahta ve âhirette uzun zaman dilimlerine yayılan mükafatların insan ruhunda algılanması olarak yorumlar.
Reklam