Yaren mosby

Yaren mosby
@Yyyamazakura
Kafamın icini buraya dökmeye hazırım.
3 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı
Bilmiyorum sarhoştum
Ölümün üstünde yazılan yazılar, Hayatın altında yaşanan inançlar. Kutsal satırların bir anlamı mı var? Keder döşeğindeyken yazdıklarımdan sonra. Yalnızken işitirsin dünyayı, Yer üstünde iken, Kesilen kulakların kadar. Ve hayatı çınlamak iyidir. Tekrar tekrar. Duyduğun müzik sana bir kitabı hatırlatır. Belki de yıllar önce, Balkonda okuduğun, Atların konuştuğu o satırları. Arpa suyunun nostaljik hissi, Ve tabii genç olmak. Biliyorsun. Kesinlikle biliyorsun geçeceğini. Ama yine de, Omuzların düştüğünde, Ve banklarda, Her baharda, Yenik düşüyorsun rüzgara. Yağan yağmura ve çalan şarkıya.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir kuşun masumiyetine benzer
Ağustos gecesi. Yatağıma uzanmış, gözlerimi tavana dikmiş bir vaziyette duruyorum.  Bunaltıcı sıcaklar yüzünden günlerdir evden dışarı çıkmamıştım, yarın çıkmayı düşünüyorum.  Önce birkaç sahaf dolaşırım;  Tezer Özlü’yle biraz sohbet eder, tüm dünyanın edebiyatıyla göz göze gelirim. Hayatta ölmüş insanlardan daha çok sevdiğim bir insan yok. Hayatta yazan insan, okuyan ve düşünen insan dışında sevdiğim insan yok. Sevdiğim insan yok. Daha sonrası için bir düşünce üretemedim. Gözlerim kapanıyor. İnsan kalabalığına karışıp eve dönmekten başka bir yaratıcılık sergileyemiyorum.   Ertesi gün. Kalktım. Her sabah olduğu gibi yoksunluğunu çekiyormuşçasına, sızım sızım sızlayan bir baş ağrısıyla kahve yapmaya başladım, içiyorum. Ne giydiğimin bir önemi yok diye geçiriyorum içimden. -Nasıl olsa kimse görmeyecek-.    Dışarıya adımımı attığım an yüzüme vuran sıcak bir an vücudumu karıncalandırıyor. Akşamlar olmasa yaz çekilecek dert değil. Neyse ki akşamlar var, o güzel yaz akşamları. İnsanı kimse görmese, yaz akşamları kendi kendini görmeye başlıyor. Hayata dair tüm umutsuzluklar bir an, kelebek oluveriyor gözünde. Yakında bitecek, ömrü kısa umutsuzluklar. Yaz öğleniyse aynı kış akşamlarına benzer, karanlık bir sis kuşatır insanın ihtiraslarını. Çok soğuk da çok sıcak da insanda bıkmışlık doğurur. Kelebek olmayan umutsuzluklar.   Tüm bunları düşünürken gördüğüm ilk çarşıya girdim. Büyük bir topluluk hüküm sürüyor bu çarşılarda. Günün hangi saati olursa olsun, alışveriş bölgelerini boş göremezsiniz. Yolun yarısındaki insanların aksi yönünde ilerlemeye başladım. Buralarda hiç kitapçı göremiyorum. Garip olansa benimle göz göze gelen yok. Bunun rahatlığıyla insanları incelemeye koyuluyorum. Çoğu genç kız aynı kıyafetleri giymiş. İnsanların hayvanlara özendiği çağdayız sanırsam. Onların
Edebiyat & Roman
Yalnızlığa Dair
Tüm ev halkı değil, Tüm ev halkı bendim. Kendim konuştum kendim dinledim. Müziğimin sesini tek ben duydum. Duvarların konuştuğunu bir ben işittim. Her harekette, her aynada, Yansımalarda,koridorlarda, Her milimde ben vardım. Bir gün karabasan annem kılığına girdi, En hassas yerimden vuruldum. Korktuğum gecelerin yaratıcısıydım ben, Benim eserimdi karabasan, Yalnızlık benim eserimdi. Sessizliğin ürkütücü uğultusu vardı bir de, Beni hiç terk etmedi. Kendimden başkasına gidemedim. Kapılar benden başkasına açılmadı, Kapılar benden başkasına kapanmadı da. Ah o kapılar, Keşke bir gün yalnızlığın sonuna açılsa.
Şiir
Hayatı beklemek
İyi bir hayatın yolunu gözlüyorum ben. Güneşi iliklerimize kadar hissettiğimiz, Tüm insanlar aynı dili konuştuğumuz bir hayat. Yeryüzünde cenneti bulduğumuz, Acıyı unuttuğumuz türden. İncir teorisiydim ya ben, Düşen incirlerin yanı başında ağlardım. Asla konuşamayacak olanı, Çocukluğumu dinlerdim. Düzelmeyecek geçmişin yaralarını, Bekleyerek sarardım. Öylece durmanın acı verici yanı vardı hep, Gelmeyecek olanı bekleme korkusu. Zamana olan güvensizliğimdi bi yanda olan, Ötekiyse zamanın iyileştirici gücü. İnanırım, inanıyordum, inanıyorum. Beklemenin sonu hüzün olmayacak. Arkamıza yaslandığımızda dalıp gittiğimiz, Bazen kabuğumuza çekilerek, Bazense bağırarak. İsyan ederek dile getirdiğimiz düşünceler, Yerini bulacak. Düşlerimizi süsleyen yarınlar, Sonunda bizi kucaklayacak. Hayata gülümseyerek bakanların sesi, Şeytanın sözlerini tercüme edenlerin sesinden, Daha gür çıkacak. Bir gün dünya ikiye ayrıldığı çatlaktan birleşecek.
Şiir
Yaza mahsus
Şafak vaktini karşılardık, Sıcak yaz akşamlarına mahsus. Serin balkona sıcak sohbetler dolardı, Kıymetini bilmediğimiz gecelerimiz. Bazen anlatarak dökerdik içimizi, Bazen ağlayarak. Yeri gelir kahkahalarda saklıydı hüznümüz, Yeri gelir yaşla dolu gözümüzde ufacık bir mutluluk. Mevsimler bitti değil ya, Bir gün tekrar yaz olur, Ama bu evin balkonu bize esmez artık. Oturup şafağı beklesek ne fayda, Kızılın acısından başka bir şey görmeyiz. Geri getiremeyeceğimiz o sohbetler, Bize hiç unutamayacağımız bir özlem bıraktı. Ve her şey bitti. Bir farkındalıkla. Her şey bir farkındalıkla biter, Her şeyi bitiren o farkındalık da; Geleceği mahvettik sanarken geçmişin sıcak günlerine yaptığımız ihanetimiz.