İyi bir hayatın yolunu gözlüyorum ben.
Güneşi iliklerimize kadar hissettiğimiz,
Tüm insanlar aynı dili konuştuğumuz bir hayat.
Yeryüzünde cenneti bulduğumuz,
Acıyı unuttuğumuz türden.
İncir teorisiydim ya ben,
Düşen incirlerin yanı başında ağlardım.
Asla konuşamayacak olanı,
Çocukluğumu dinlerdim.
Düzelmeyecek geçmişin yaralarını,
Bekleyerek sarardım.
Öylece durmanın acı verici yanı vardı hep,
Gelmeyecek olanı bekleme korkusu.
Zamana olan güvensizliğimdi bi yanda olan,
Ötekiyse zamanın iyileştirici gücü.
İnanırım, inanıyordum, inanıyorum.
Beklemenin sonu hüzün olmayacak.
Arkamıza yaslandığımızda dalıp gittiğimiz,
Bazen kabuğumuza çekilerek,
Bazense bağırarak.
İsyan ederek dile getirdiğimiz düşünceler,
Yerini bulacak.
Düşlerimizi süsleyen yarınlar,
Sonunda bizi kucaklayacak.
Hayata gülümseyerek bakanların sesi,
Şeytanın sözlerini tercüme edenlerin sesinden,
Daha gür çıkacak.
Bir gün dünya ikiye ayrıldığı çatlaktan birleşecek.