O hanım, alafranga yetişmiş biri, bana telefonda körfez bombardımanını kastederek diyor ki: "Çok güzel pastalar yaptım, oturdum televizyonun başına, bombardıman çok 'resusi' (başarılı) oldu!" Fransızca bir kelime kullanıyor: resusi. Dehşete düşüyorum... Bu, benim içine doğduğum nasıl bir çevre? Orada insanlar ateş altındalar, bunlar pasta yiyerek bombardıman seyrediyorlar ve nezih oluşundan bahsediyorlar. Bunu düşüne düşüne, altüst olmuş bir vaziyette, derhal bir örtü bulup başıma takıyorum ve aynada kendime bakmaya başlıyorum. "Ben..." diyorum, " bu bombayı kafasına yiyenlerle aynı saftayım. Ben sizden değilim!"