Elvin Zeynallı

Elvin Zeynallı
@ZET85
A.B.D. ve öteki güçler, yönetim yapıları, askeriye, iş dünyası, medya, akademik çevreler ve sendikalardaki önemli kişilerle ilişki kurmakta yarar bulur. Sessizce yapılan kimi toplantılardan sonra fonların kimi gruplara aktarılması, ardından da işbirliğine yanaşmayan ülkede siyasi gerilimin yükselmeye başlaması çok olasıdır. Hükümet birden destekçilerinden gelen direnişle karşılaşır, siyasi muhalefet daha keskinleşir ve sertleşir. Medya alarm durumunu yükseltir. Gerilim artar ve ekonomi uzmanları iş riski değerlendirmelerini farklı düzeye taşır; para Miami’ye ya da Londra’ya ya da İsviçre’ye gitmek üzere ülkeyi terk etmeye başlar, yatırımlar ertelenir, geçici işçi çıkartmaları işsizliği körükler. Eğer hükümet mesajı alıp gidişatı düzeltirse ışık belirir; para geri dönmeye, destek birden tekrar olası görülmeye başlar. Ama eğer hükümet fırtınadan çıkmak için bir hamle yapmaya çabalarsa, karşısında uğraşması gereken, daha fazla kaba güç içeren stratejiler bulur ki, bunlar liderlere düzenlenen suikastlardan askeri darbeye, hatta iç savaşa kadar uzanabilir.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
''IMF tarafından zorlanan özelleştirme programları, ‘rüşvetlendiıme’ olarak anılan yolsuzluk kanalıyla para derleme sistemine zengin fırsatlar sunar. Dünya Bankası’mn eski baş ekonomistlerinden Joseph Stiglitz’e göre ‘kendilerinden ülkelerinin su ve elektrik şirketlerini satmaları istenen ulusal liderler [....] İsviçre bankalarındaki hesaplara yatacak komisyonlara göz diker [....] karşılarına çıkan fırsatın ölçeğini kavradıkları zaman gözleri irileşir ve devletin elindeki sanayilerin satılmasına yönelik muhalefet susturulur.’'
Sayfa 47·Kitabı okudu
''Üçüncü Dünya ülkelerini denetim altında tutan şey borçtur. Yardım, borçların yeniden programlandırılması ve borç yapılandırmaya bağımlı olarak (ve gerçek anlamdaki gelişmeyi mecburen bir tarafa bırakarak) ayakta duran bu ülkeler, ekonomilerini baştan yapılandırmaya ve yasalarını IMF ile Dünya Bankası’nın dayatacağı koşullara uyacak şekilde yeniden yapmaya zorlanır. Çünkü Birleşik Devletler gibi dünyanın para rezervlerini denetimleri altında tutmazlar ve kendi hedeflerinin peşinde finans krizleri yaşamadan fazla uzun süre koşamazlar. ''
Sayfa 45·Kitabı okudu
''Tarihin vicdan kulağımıza ve aklımıza ilettiği gerçeklerden biri de şu: insanlığın akıttığı kanların hemen tamamı din adına dine fatura edilen kanlardır. Yani dinler bir anlamda kan dökmenin özendirildiği zaman zaman yer yer ibadete dönüştürüldüğü birer şiddet ve dehşet ocağı olarak da kayda geçmiş bulunuyor. Tarihin en büyük savaşları Tanrı için tabelası altında yapılan savaşlardır. Bunun anlamlarının ilki şudur: Kanı en rahat ve en bol akıtmanın yolu onun Tanrı için aktığını iddia etmek ve bu kanı akıtacakları bu iddiaya inandırmaktır.''
Sayfa 12
''Türk halkı dinine olan derin saygısı Đslam’a duyduğu teslimiyet yüzünden çoğu kez savunma eleştirme güçlerini kullanmıyor Daha önemlisi Allah ile aldatanlara karşı aklını kullanmıyor Allah ile aldatılmanın yıkımına dikkat çeken Kur’an bu tuzağa düşülmemesi ve bu belanın aşılması için gerekli olan iki hayatî donanıma daha dikkat çekmiştir: 1. Aklın işletilmesi, 2. Takvanın yani dindarlığın insanlar arasında üstünlük ölçüsü olmaktan çıkarılması''
Sayfa 5