"Hıyar acı mıymış? O halde at onu ve kurtul... Yoluna böğürtlen çalılıkları mı çıktı? O halde etrafından dolan ve yürümeye devam et... Bu kadarı kâfi... Dünyada bütün bunlar neden var diye sorgulama, doğanın sahibine karşı komik duruma düşersin..." der Aurelius... Bu kadar kolay, bu kadar basit...
Hiçbir şeyi zorlaştırma, hiçbir şeye çaresizce tutunma, abartma, büyütme, zorlama, üzerinde zaman kaybetme...
“Birisi sana zarar verdiği an, iyilikle ya da kötülükle ilgili sahip olduğu hangi düşünce şeklinin onu sana zarar vermeye teşvik ettiğini düşün. Çünkü bunu yaptığında ona acımaya başlayacaksın. Ne şaşıracaksın ne de öfke duyacaksın."
"Eğer dış bir nedenden dolayı üzüldüğünü düşünüyorsan yanılıyorsun. Çünkü seni üzen de, rahatsız eden de o dış neden değildir, olamaz. O nedenle ilgili yargılarındır seni üzen... Eğer yargılarından kurtulabilirsen sıkıntını da, üzüntünü de hemen yok edebilirsin. Yapman gereken tek şey yargılarından vazgeçmek."