Uzun uzadıya ruhumdaki bu yaralardan söz ettim. Fakat konuşmam uzadıkça onun da telaşı artıyordu; sonunda ümitsiz, dağınık, birkaç kere, "Allah'ım, sen bilirsin!" dedi,
Yoksul aydın, zengin aydından çok daha kuvvetli görür. Yoksul, her sözcüğü kuşkuyla dinler; attığı her adım, onun düşünce ve duygularına böylece bir görev, bir iş yüklemiş olur. Onun kulağı deliktir, duygusu ince; o tecrübelidir, ruhu yanık yaralarıyla doludur..."