Bir keresinde tekerlekli sandalyeye bağımlı bir adamla ilgili bir hikâye duydum. Kısıtlanmanın zor bir şey olup olmadığı sorulduğunda adam, "Ben sandalyeme mahkum değilim. Sandalyem beni özgürleştiriyor, o olmasaydı yatağa bağlı yaşardım ve evimden asla çıkamadım." Bakış açısındaki bu kayma, her günü yaşama şeklini tamamen değiştirmiş.
Her alışkanlığın bir yuvası olmalı. Mesela okumak için bir koltuk, yazmak için bir çalışma masası, yemek yemek için bir masa. Her alışkanlığın ayrı bir kullanım alanı olmalı.