Zafer olgun

Zafer olgun
@Zafer_OLGUN
Aramadığın şeyi bulamazsın...sayfaları karıştırmayı ve cümleleri anlamak önemli...
Baba..BABAMM....
9/10
·208 syf.··
2026 22. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 01:26
Baba üzerine yazılmış benim okuduğum en muhteşem kitap... O kadar alıntı yapılacak yer varki yazık olur mutlaka okunmalı ve BABA ya olan bağlılık ve sevgi yeniden düşünülmeli.Kaybedilince değeri anlaşılan bir dağdır baba...
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Zafer olgun

, bir kitap okudu
9/10
·208 syf.··
11 günde okudu
·
2026 22. kitabı
Georgi Gospodinov
7.9/10 · 14,7bin okunma
EPİKÜR'ü seviyorum KIZIM.
Epikür' ü seviyorum, diyor kızım ansızın. Felsefeci olan kölelerden biri değil miydi o, diye soruyorum. Hayır, diyor beni düzeltmenin verdiği bir memnuniyetle. O, okuluna köle ve kadın alan ilk kişi, diyor. "Ölümden korkmamıza gerek yok. O varsa biz yokuz. Biz varsak o yoktur," Epikür işte böyle diyor. Sonra, yine ansızın yanıma geliyor ve bana hızlıca sarılıyor: Baba, dedem için üzülüyorum, ama senin için de üzülüyorum çünkü sen de baban için üzülüyorsun. Ve odasına giriyor.
Korku tek ve aynıdır.
İnsan ebeveynini hayalinde defalarca defneder. Onların bir gün öleceği korkusu, en erken korkularımızdan biri olmalı. Çocukken gece yarısı kalkıp annemin nefes alıp almadığını kontrol ederdim, diyor bir arkadaşım. Bir çocuğun, tek başına kaldığında, on- larsız yaşayamayacağı kişiler için duyduğu doğal endişe. Onlar için midir, yoksa çocuğun daha çok kendisi için duyduğu bir korku mudur bu? O anda böyle bir ayrımın olup olmadığından bile emin değilim. Korku tek ve aynıdır.
Sadece yaşlılar ÖLMÜYOR...
80'lerin başında bir öğle sonrası karşı evdeki komşumuzun banyoda hıçıÝa hıçıÝa ağladığını asla unutmayacağım. Ağlaması küçük açık pencereden yayılıyor, sessiz sokağın üzerinde süzülüyordu. Muhtemelen kimsenin duymaması için oraya kapanmıştı, oysa herkes dinliyordu. On yaşındaydım ve geri dönüşü olmayan bir şeyin olduğunu biliyordum, ölümden daha geri dönüşsüz ne olabilir ki? Komşumuz torununun öldüğünü yeni öğrenmişti, benim yaşlarımda bir kızdı. O öğle sonrası kÒ şey öğrendim: sadece yaşlıların ölmediğini ve yetişkin biri bile böyle çaresizce ağladığına göre, insanın bir yakınının ölmesinin çok korkunç olması gerektiğini. Evde yalnızdım ve yerimde mıhlanıp kalmıştım. Acaba komşumuza gitmeli miyim diye düşündüm. Kendisine zarar vermesinden korkuyordum, o küçük pencereden atlamak imkansızdı ama belki başka bir şey yapardı, kimbilir? Öğleden sonra saat üçte, banyonun penceresinden minareden yükselen ezan sesi gibi yayılan o çaresiz feryadı asla unutmayacağım