O günden sonra tedirgin edici bir dikkat gelişti bende insanlara karşı; benimle ilgili olsun olmasın her tür acı, aşağılama karşısında duyarsız kalamıyordum, sanki yüreğimin derisi soyuluyordu.
-lütfen sen de söyle: "Göklerdeki babamız..."
"Göklerdeki baba mı? Nasıl yani?" diye soracak oldum mu, korkuyla iki yanına bakınır:
-Soru sorma! -diye tembihlerdi.- Bu konuda soru sormak iyi değildir!
Sağdı daha, her şey elindeydi. Ipi boynundan çıkarabilir, bir süre daha bekleyebilir, kaçabilir, karakola gidebilir, konağı yakabilirdi. Dayanılacak gibi değildi bu özgürlük.