Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nogaret'in karakterinde ne acıma ne de nefret vardı, iki gence bir anlığına baktıktan sonra kalktı. Başkalarının çektiği acı, döktükleri kan, kurbanlarının hakaretleri, nefretleri veya çaresizlikleri ruhuna işlemiyordu. Doğal bir eğilim hâlini alan bu duyarsızlık, kralın ali menfaatlerine hizmet etmesini kolaylaştırıyordu. Başkaları sevgiyi sanat edinirken o, toplumun iyiliğini sanat edinmişti.
Gençlik, büyük tutkularından kolayca vazgeçmez. Dört gün önce aynı yolda yürürken kendisini hayalinde bir sefir, önemli bir elçi ve asil bir âşık olarak canlandıran Guccio öfkeyle, "Öcümü alacağım." diyordu. Ama nasıl? Kimden? Bunu hiç bilmiyordu. Tek bildiği intikam alması gerektiğiydi.
Isabelle başını hafifçe eğerek kısa bir selam verdi ve Guccio, Kral Aziz Louis'nin torunuyla Toskanalı bir banker yeğeni arasında asla aşılamayacak mesafeler olduğunu idrak etti.
Isabelle'nin mavi gözleri, babası Kral Yakışıklı Philippe'inkiler gibi çelik sertliğindeydi. Böyle bir kadına, "Madam, size acı çektiriyorlar ve ben şişe âşığım" demenin bir yolu var mıydı?
Sayfa 148 - E-Psilon Yayın Evi, Guccio·Kitabı okudu