Tekrar edip duran zaman izlerini yoksulun bedenine bırakır; onun yüzüne, gözüne, ellerine imzasını atar. Her bir iz, felaketin mükerrer anlarının yazım yüzeyi olan yoksul bedenindeki kayıtları.
Düşünce, dünyanın bizim onunla ilişkimiz dâhilindeki özellikleri ile bu ilişkimizle ilgisi olmayan özellikleri (yani kendi kendine varlığını sürdüren, ‘kendinde’ bir dünyanın özellikleri) arasında ayrım yapabilme kudretine sahiptir