Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaydaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en yüksek en güçlü olduğuna inanır. Gülünçlüğünü farketmez.
Ama insan düşüncelerini, izlenimleri, çağrışımları denetleyemez ki! Aniden gelen saçma sapan ve önemsiz bir imgeyi bile engelleyemezsiniz. Zaten önemli mi, önemsiz mi olduğunu bilemezsiniz.