Zehra Kardaş

Zehra Kardaş
@ZehraKardas
"Yürürsen yakındır bakarsan uzak"
Psikolojik Danışman
118 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı

Zehra Kardaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·168 syf.·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 12:15
·
2026 15. kitabı
Sándor Márai
8.3/10 · 686 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·208 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:48
"Babam bir bahçıvandı. Şimdi bir bahçe." Okuduğum en zarif kalemlerden biriydi. Ölüm karşısında verdiği tepkiler, hissettiği duygular, kafasının içinden geçenler yani ölümü yaşama şekli tam da her şeyi kafasının içinde yaşayan bizler gibi. O yüzden kitapla birlikte en çok eşlik eden şey tanıdıklık'tı. Yazar iyi, baba iyi, diğer erkek kardeş iyi, anne iyi, köpek bile iyi. Bu kitaptaki herkes iyi, nezaketli, hayatı sessiz adımlarla yürüyen insanlar. Kuşu seven, kediyi koruyan, erguvan renkli güllerden etkilenen insanlar. Şimdi ben de bir bahçem olsun istiyorum. Her an izleniyormuş gibi poz keserek yaşadığımız bu zamanda gerçek bir insan olarak yaşamak istiyorum. Bahçesinde gülünü, kedisini severek yaşamak. Gördüklerimin ve duyduklarımın gerçek olmasını istiyorum. Gerçek bir gül ve gerçek bir kuş sesi. Çünkü kendi suladığım tek bir gül'ü ekranda gördüğüm binlerce gül tarlasına yeğlerim.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
Kitap aslında zenginin daha zengin olma yolunu anlatıyor.
Puan vermedi·208 syf.··
2026 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:20
Öncelikle kitabın fakirlere söylediği hiçbir şey yok :) Yani orta-üst sınıftaysanız, eviniz arabanız çocuklarınızın eğitim masrafı vs. tamamsa ve bunların ötesinde elinizde para varsa ve o parayı nasıl değerlendireceğiniz konusunda fikirlere ihtiyaç duyuyorsanız okuyabilirsiniz. Hatta bu kitapla ilgili yazdığım alıntılara bakmak yeterli olacaktır kitabı anlamak için. Kitabın yazarının mahalli dilini bir kenara koyacak olursam iyi niyetle yazıldığını hissettim. Yani amacı finansal özgürlük konusunda bir şeyler öğretmek. Özellikle kredi kartı ve tüketim kültürü eleştirileri çok doğru. Marka takıntısı, lüks yaşam tarzı alışkanlıkları zenginliğin değil gösteriş meraklısı olmanın dışavurumu. Bu nedenle sosyal medyada gözümüze sokulan çoğu ünlü, küresel markaların satış danışmanları gibi iş görüyor. Yaşadığım coğrafyada yani Türkiye'nin güneydoğusunda inanılmaz bir altın toplama merakı var. Maaş günü temel ihtiyaçlar ve krediler ödendikten sonra kalan tüm para direkt altına çevrilir. Bu anlayış bana çok dünyalık geliyordu çünkü bunu yapan insanların biriktirmeye çok odaklandıkları için hayatı yaşamadıklarını fark ediyordum. Kendi yaşam tarzımda biraz savruk geliyordu. Markete sadece salatalık almaya gidip iki bin liralık alışveriş yaptığım için ama bu kitabı okuyunca orta karar bir yol almanın mantıklı olabileceğini düşündüm. Çünkü yazar da bir yaşa kadar biriktirmeyi bir yaştan sonra özellikle çalışmak zorunda kalmadan yaşamayı salık veriyor. Fakat kitabın yazıldığı dönem doların 15 lira olması şu an da doların 45 lira olması ve alım gücümüzün gittikçe düşmesi :) Çocukların okul taksiti için ek işler yapmayı düşündüğümüz bir zamanda parayı, arsa almayı bırak çeyrek altın bile alacak kadar arttıramıyor olmak dışında bir problem yok :)
Küçük İşler Büyük ÖzgürlüklerMert Başaran · Butik · 01,674 okunma
Şimdi şöyle düşünün: Bir kâğıt iki liradan 40 liraya çıktı. iki liraydı bundan iki yl önce. Bunu alan iki liradan almış, üç liradan almış, dört liradan almış. Sistem nasıl işliyor onu anlatayım size: Bitcoin olsun, hisse senedi olsun, hatta arsa olsun. İşi bilenler, buna piyasa jargonuyla spekülatörler diyelim, iki lirayken onunla hiç kimse ilgilenmezken iki liradan bütün her şeyi alırlar. 100 tane ürünün 95ini aldı mi piyasada mal kalmaz, zaten de kalmadı. Elinde dört-beş tane kalır, dört-beş taneyle de o iki liralık kâğıdı yavaş yavaş çıkarmaya başlar. Ama zaten çoğunu iki liradan almış adam. Sizin haberiniz bile yok ama. Gazetede haber yok, Türkiye'de hiç kimse bilmiyor öyle bir hisse senedinin o kadar güçleneceğini. Sonra bir an gelir bütün gazetelerde haber çıkmaya başlar. Arsada da burada havalimanı yapılacak, buradan bilmem ne tesisi yapılacak gibi haberler yayılmaya başlar; sosyal medya fenomenleri, Youtuber'lar, herkes başlar 50 lira, 55 liradan buraya yüklenmeye. Çünkü olacak ve gidiyor bu arada. Bu kadar mal toplanmış ki 55'ten gidiyor, 58'den gidiyor, 60'tan gidiyor. Sonra benim gibi adamlara gelip sorarlar. Ben derim ki: "Abi bu çok riskli. iki-üç lirayken alsaydınız doğruydu ya da 10 lirayken, ama şu an 50-55 oldu, bunun sonu çok pis patlayabilir. Arada bu gazla gidebilir de, buna distribution safhası deriz, yani dağıtım safhası. Dağıtım yapıyorlar şu an da yani malı boșaltıyorlar. 100 tanenin 95'ini iki liraya almışlardı ya, o 95 i burada boşaltyorlar, ne olur dikkat edin." Ben dedikten sonra da belki bir %10 daha gider, yani yükselir. Arar arkadaş: "Ya sen almadın mı 65'ten, bak 75 oldu." "Gidebilir. Ama bir yerde çok pis boşaltacaklar, bak dikkat et, Alıyorsan da az al, patlayacak bu," derim. Sonra 75'ten adam sizi arar, "Bak 85 oldu," der. Ama
Sayfa 140·Kitabı okudu