Sadece bu kitap özelinde değil Ahmet Ümit gerek anlatım tarzı gerek verdiği ufak tarihi bilgi ve insan betimlemeleriyle okuru kitaba daha ilk sayfalardan bağlayan az sayıda yazarlardan birisidir benim için. “Bu cinayet fotoğrafları aynı zamanda uyarıda da bulunuyordu: Kadın, erkek; zengin, yoksul; genç ya da yaşlı olmanız fark etmez, gördüğünüz karelerdeki insanlar gibi her an, her yerde bir cinayete kurban gidebilirsiniz. Yani herkes, hepimiz tehdit altındaydık. Dikkatli olmazsak, uyanık olmazsak, önlem almazsak bizim sonumuz da bu fotoğraflardaki zavallılar gibi olabilirdi. Beyoğlu, dünyanın en büyük metropollerinden birinin kültür-sanat merkezi olan bu semt, uygarlığın son nimetleriyle donatılmış bu kültür adası, aynı zamanda binalardan oluşan vahşi bir orman gibiydi. Ve ormanlarda hayatta kalmak için tek yasa geçerliydi: güçlü ve uyanık olmak. Yoksa sizden güçlü bir başka yırtıcının kurbanı olabilirdiniz.”