"Eğer âlimleri yöneticilerin kapısında görürseniz; o âlimler ne kötü âlimdir, o yöneticiler ne kötü yöneticidir. Eğer yöneticileri âlimlerin kapısında görürseniz o yöneticiler ne güzel yöneticidir, o âlimler de ne güzel âlimdir!"
Tanrı ve insan. Her şey, inanan insanın, Tanrıya doğru koşuşu, düşüşü, tekrar yücelişi, cennetini yitirişi, hakikat medeniyetini yitirişi ve sonra tekrar buluşu biçiminde olup bitiyor.
Her islâm insanı, gücü ve yeteneği ölçüsünde, âdeta bütün imânı bir anda elinden alınmış da ye-niden ona kavuşmak için olağanüstü araştırma ve girişimlere dalmış kişidir. Onu tekrar bulmak için fizikte, fizikötesinde bütün sırlı düğmelere, tuşla-ra dokunan kişi. O arayacak, arayacak ve sonun-da Allah'ın lütfuyla yeniden imânını bulacaktır. Baştan da bulsa, veya hiç yitirmese, gerçekte, bu arayış, bu yoklayış hızla olup bitmiştir. Zaman hızla aradan çekilmiştir yani.
Evet, tarihi şöyle yorumluyorum: hakikat savaşı ve hakikate karşı savaşlar, baş kaldırmalar.
Hayatı da şöyle yorumluyorum: hakikat savaşı ve hakikate karşı savaşlar, baş kaldırmalar.
Allah'a inanma ışığı ve ona inanma aydınlığı.
Sesimi yükseltirsem bunun için yükseltirim.
Yoksa bunun dışında dünyada hiçbir şey ses yükseltmeye değmez.